TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Adamın üstüne çullandılar

Hüseyin Ergün akıllı uslu laflar etti ya, SHP'nin yeni başkanı... Hemen kazanları kaynatmaya başladılar. Tamtamlar çalıyor. Eh, parti ve camia "sol" ya, başka türlüsüne şaşardık!...
En başta kendi yardımcısı, partinin genel sekreteri Ahmet Abakay şarlamış, "Mahir Çayan'a MİT ajanı dedi" diye veryansın ediyor. Oysa öyle demedi.
Türkiye'nin gündeminden taa kırk yıl önce düşmüş bir "siyasi enkaz" olan Yusuf Küpeli de "sürgün olarak yaşadığı" taa İsveç'ten laf yetiştirdi. (Ne var koçum yadellere sığınacak, bak, yıl 2009 oldu, tepende saç kalmadı, neden kaçıyorsun? Yoksa darbecilerden mi korkuyorsun? Gel gel, sen görmeyeli Türkiye'nin havası çok değişti. Örneğin artık "parka" arasan da bulamazsın, eskiden Amerikan PX mağazalarından alırdınız... Artık Birinci içen de kalmadı, gel sen, gel.)
Küpeli, Ergün'ün "saf değiştirdiğini, devrimcilerle arasına mesafe koyduğunu ama onlara hakaret ettiğini" söylüyor.
Ergün'de "yoldan çıkanların parçalanmış ruh hali" ve "iğdiş olmuş bir kişilik" bulunduğunu, onun "egemenlere sığınmak için yaltaklandığını" ileri sürüyor.
Ertuğrul Kürkçü (bir başka tartışmalı enkaz) daha da ileri gitti, Ergün'ün yaptığının "alçakça" olduğunu belirtti.
Gençler de bakıp bakıp "kim bu adamlar yahu" diye soruyorlar...
Bu arada yaşlı bir alkolik de, "okuldan tanırım, kantini işletirdi, devrimciliği gitmiş, piyasacılığı kalmış" diye bok attı.
Şimdi, partinin tam on yedi "Mekeyeke" üyesi, başkanın istifasını isteyecekmiş.
Eski Dev-Genç, eski FKF başkanından intikam alıyor! 1969 yılında göremedikleri hesapları 2009 yılında görmeye kalkıyorlar. Eski günlerde olsaydı adamcağız bir "fraksiyon çatışmasında" güme de gidebilirdi. ("Faşistler vurdular" diyeceklerdi tabii.)
Ergün onları "bir punduna getirip askerle birlikte iktidara gelmeyi istemekle" suçlamıştı ya, can evlerinden vuruldular. Görünürde "özeleştiriyi" çok severler ama başkası yaparsa... Kendilerinin "biz neyi nerede yanlış yaptık" diye durup düşünme yetenekleri yoktur.
Eski Türkiye İşçi Partisi'yle görülecek hesapları da, belli ki kırk yıldır bitmemiş. Bu memlekette gelmiş geçmiş tek ağzı burnu düzgün sol örgüt olan eski TİP ile...
Emekli memurlara seslenen "CHP medyasının" bir üyesi de bütün bu hırlaşmaları büyük bir keyif ve iştahla yazıyor. Böylece müşterisini uyarıyor: Oyunuzu bu adama vermeyin, CHP'ye verin!
Sözkonusu gazete, aynı zamanda, Ergün'ün deyimiyle "Ergenekon'a da kıyamayan" gazetedir.
SHP, belli ki Hüseyin Ergün'ü başında tutmayacak, yaşatmayacak.
Ergün onlara iki de değil, sekiz numara büyük geldi.
Sanırım "kimlerle iş yapmaya kalktığını" da görmüş ve anlamıştır. (Tanımıyor muydu? Kırk beş yıldır tanıyordu onları.)
Demek ki haklıymışım sevgili Emre! Seçimde "solun" halktan oy yerine ne alacağını da, daha önce yazmıştım, mükerrer iş yapmayalım. Böylece ağzımızı da bozmamış oluruz
BİZE ULAŞIN