ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Elise yakalandı

Beethoven'in ünlü piyano parçası "Für Elise"yi az buçuk mürekkep yalamış herkes bilir.
Beyer'in ve Hanon'un kitaplarını, temrinleri falan geçtikten sonra, piyano eğitimi gören çocuklara ilk öğretilen önemli parçalardan biridir. (İlk yılın sonuna mı denk getiriliyor, ikinci yıla mı bırakılıyor?)
Dördüncü ve beşinci parmağın kıvraklığına dayanan giriş bölümü umulmadığı kadar kolaydır da, "lado- mi-la-do-mire- do-si" zıplamasını "ottavaya" yapmak çocuğa zor gelir hani...
İşte bu parçanın ithaf edildiği ünlü Elise'nin kimliği ortaya çıkarılmış: Soprano Elisabeth Röckel.
Elise, aynı zamanda Beethoven'in arkadaşı ünlü müzikçi Johann Nepomuk Hummel'in eşi...
Yani öyle "küçük bir kız" falan değilmiş, hep öyle varsayılırdı.
Bakalım Türkiye'de kaç kişinin umurunda olacak?
İlgi görmesi için, belki de Beethoven'le aralarında "umutsuz bir aşk ilişkisinin" falan da ortaya çıkarılması gerekiyor...
Hakkım yok seni sevmeye... Çıktın karşıma ne diye?... Sen başkasının malısın... Kalbim bunu nereden anlasın?... Çünkü sen, arkadaşımın aşkısın!... Mi-re, mi-re, mi si re do la... Do mi la si... Mi sol si do...
Ooh, yandan, yandan...
Aslında Elise bizim Bodrum'da bikinisiyle "yakalansaydı" falan ne hoş olurdu, değil mi arkadaşlar?
"Michael Jackson öldü, bunlar utanmadan Ludwig'le keyif yapıyorlar" diye yazı da yazardık vallahi...
Ya da "selülitli karıya sonat yazılır mı ulan enayi, Viyana'da kız mı bulamadın" diye eleştirirdik...

Nimet Hanım da yakalandı

Milli Eğitim Bakanı, ilkokullardan önlüğü kaldıracaktı...
Bu ders yılına yetişmiyormuş, uygulama 2011'e kalmış.
Niçin yetişmiyor sayın bakanım?
Temmuz ayının başındayız, okulların açılmasına daha iki ay var... Atacağınız bir imza alt tarafı, niçin yetişmiyor?
Yetkili kurullarınıza mı danışacaksınız, encümene mi havale edeceksiniz, "çalıştay" raporunu tartışmaya mı açacaksınız? Yoksa önlük üreticilerinin uğrayacakları zarar mı ülke ekonomisi adına sizi düşündürüyor kara kara?
Bürokrasi mi taş koyuyor?
"Bakanlık olarak bir politika oluşturacağız" demiş Nimet Hanım.
Bakanlık olarak politika oluşturulmaz.
Siz emir verirsiniz, uygulanır.
O koltuğa otururken de "bir politikanız olduğu" varsayılmıştır nitekim.
Sizin için "devrim yapıyor" demiştik, "devrim yapar gibi yapıyor" diye düzeltelim mi?
Hani partinizin de "AB'ye girmek ister gibi yapmasına" geliriz sonra da... İsterseniz yazayım.
Meslekdaşlarım da mutlu olurlar, "hükümete çaktı" derler.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN