ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Halk da kim oluyormuş?

Referandumda "evet" çıksa bile bu hükümet Anayasa'yı değiştiremezmiş!
Kimler bunu söyleyenler?
Sabih Kanadoğlu... Hani şu Ergenekon davasında ifadesi alınan "367 Sabih"...
Başka? Bir "merkez partisi" kotarmak isteyenlerin "çaktırmadan" ısıtıp partinin başına geçirmek istedikleri Süheyl Batum... Çok demokrat bir arkadaş maşallah, halkın oyunu tanımıyor... (Partinin başına İlhan Kesici de olurmuş ama Süheyl Batum olsa daha iyi olurmuş.)
Dağdaki çoban oy verecek, Anayasa'yı değiştirecek, çoban da kim oluyor? Üstelik oyu benim oyumla eşit... Kafa bu. Zihniyet bu.
Yani referandumdan şu ya da bu yönde bir halk kararı çıkacak ve hükümet de onu uygulamayacak, suç işleyecek, öyle mi?
Adamın alnını karışlarlar, alnını.
Zihniyete bak... Beyin yapısına bak... 1961 Anayasası ya da 1982 Anayasası halkoyuna sunulduğu zaman "kabul" çıkınca eyvallah, aynı Anayasa'da bazı değişiklikler yapılması halkoyuna sunulup da evet çıkarsa bunu tanımayacaklar! Kararı veren halk aynı halk, işlerine gelirse iyi, gelmezse kötü.
Öyle de ince bir kıvırtma yapıyorlar ki... Halkoyuna sunulacak olan "askerlerin sivil mahkemelerde yargılanma" meselesi alt tarafı... Ama bunu sanki hükümet Anayasa'nın temel ilkelerini tartışma konusu yapacakmış, sanki Atatürk devrimleri halkoyuna sunulacakmış ve elden gidecekmiş gibi pazarlıyorlar...
Türkiye'de askerler sivil mahkemede yargılanamazlar.
Ama siviller askeri mahkemede yargılanabilirler.
Daha hâlâ "vesayet" olup olmadığını mı tartışıyorsunuz? Bravo.
Hani o çok beğendiğiniz, göklere çıkardığınız "ilerici" 1961 Anayasası'nda "herkes ancak doğal hakiminin önüne çıkarılabilir" yazıyordu, halk da bunu referandumda onaylamıştı, cahil halk gene yanlış mı yapmıştı?
Hükümet bir kanun çıkardı, askerlerin de sivil mahkemelerde yargılanabilmelerini sağladı, Anayasa Mahkemesi bunu Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. (Karar oybirliğiyle alındı. Hani başkan Haşim Kılıç hükümet yandaşıydı, öyle diyordunuz?)
Hükümet de bunun üzerine referanduma gidecek, önümüzdeki bahar aylarında halka soracak: Anayasa'nın ilgili maddesi değişsin mi?
Canım, evet çıkacağını nereden biliyorsunuz? Halk belki de "değişmesin, askerler sivil mahkemelerde yargılanamasınlar" diyecek?...
Biz tedbirimizi alalım da... Cahil halk bakarsın gene bir yanlış yapar... Zihniyet bu.
Şunu da iyi bilin: Anayasa Mahkemesi "yürürlükteki anayasayı" ve maddelerini kollamak ve gözetmek durumundadır. Anayasada değişiklik olursa, bu sefer o değişmiş halini savunmakla yükümlüdür, "eskisini" değil.
Yani Anayasa'nın 145. maddesi değişirse ve hükümet aynı kanunu ısıtıp yeniden meclisten geçirirse bu sefer iptal edemez!
Hazretlerin ıkıntı ve sıkıntıları da buradan kaynaklanıyor zaten.
Peki Avrupa Birliği'nde son durum nedir? Fransa, askeri mahkemeleri "tümden" kaldırmaya hazırlanıyor! "Muasır medeniyet seviyesinde" varılan son nokta bu.
Anladınız mı şimdi, çağdaş uygarlık düzeyi diye attıkları zaman mangalda kül bırakmayan bürokrasimiz ve bürokrasi kuyrukçularımız Avrupa Birliği'ne girmeye niçin şiddetle karşıdırlar?
Bazı bürokratların camilere bomba koymayı planlayacak kadar gözlerini karartmaları nedendir?
Ve de bazı utanmaz basın mensupları darbe planlarına niçin "kedidir canım, kedi" umursamazlığıyla yaklaşıp konuyu sulandırmaya çalışıyorlar?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN