TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Kahvaltılar anlatır...

Yalın'ın yeni albümündeki "Ki Sen" şarkısını dinlediniz mi hiç?
Son zamanlarda bu "kırgın" ve güzel şarkıya takılmış haldeyim! Çok sık dinliyorum.
"Ki sen benim gözyaşlarımı da gördün/sen benim ilk aldığım güldün..."
Tabii ki, şarkının sözleriyle özel hayatım arasında güncel bir bağ kuracak halim yok!
Ama şarkının melodisi ve Yalın'ın sitemindeki inanılmaz içtenlik alıp götürüyor beni.
"Heyecanını kaybetmişsin
Yok inancını kaybetmişsin
Doya doya sarmamışım
Bize çok günah etmişsin"

***

Geçen gün köprüden geçip eve gidiyorum.
Zihnim dolu, keyfim bulutlu!
Gene gazdan ayağımı çekmişim! Arkamdaki arabalar sinir oluyor ama umurumda değil.
Çünkü Sarayburnu'nun, Marmara'dan Boğaz'a girişin o muhteşem görüntüsüne bakakalmışım.
Bir yandan da hoparlörlerden yine bu şarkı yükseliyor.
Ve bir anda kulağıma şu söz çalınıyor: "Tenhalaştı kahvaltılarımız/Bomboş bakıyoruz artık/Bir bildiğin var da susuyor gibisin..."
O ince iç sızısını bir şarkı bu kadar mı açık ve çarpıcı biçimde anlatır!

***

Yıllar önce yazdığım "Kahvaltılar Anlatır" adlı öykümü hatırladım birden.
Evet ya...
Bunu biliriz de, bildiğimizi bilmek istemeyiz:
Kahvaltılar bazen şenlik yeridir.
Bazen yudum yudum mutluluktur.
Ama çoğu zaman da münasebetsiz bir ilişki barometresidir!
O öyküm şöyle başlar...
"İlişkiler birimizin hekim, ötekimizin hasta; birimizin şaman, diğerimizin cin çarpmış olduğu tuhaf karşılaşmalardır.
Kim demiş hasta gelinip iyileşilerek çıkılan yerler sadece hastanelerdir, diye...
"Aşk yuvaları"ndan da gün gelir, taburcu oluruz.
Tedavi ilk kahvaltıyla başlar, son kahvaltıyla biter."

***

Şimdi ultra-yakınlık çağındayız.
O kadar yakınız ki birbirimize, bakıp içlerimizde olup bitenleri görecek mesafe yok!
Aşk başlangıçlardır, hep başlangıçlarda kalmaktır, deyip duruyorum ya...
Zamanı "başlangıç"ta durduran talihlilere ne mutlu!
Talihsizler için "o kahvaltılar"ın zamanı geliveriyor!
Tenha kahvaltıların...
Suskun kahvaltıların...
Neşeyle geçmeyen fakat buruk ve aldatıcı gülümsemelerle geçiştirilen kahvaltıların zamanı...
O kahvaltılar ki..
Uyduruk 14 Şubat yemeklerinin, ekran karşısında yan yana uyuklayarak geçen gecelerin, görev bilincine dayanan sevişmelerin anlatamadığı ne varsa...
Hepsini anlatıyor.
BİZE ULAŞIN