TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
Seni hep seveceğim!.. Bu söz çoğu zaman ya sevginin tükenişini gizler ya da bir yenilgiyi ifade eder. Demek ki, şimdi, burada, şu an "sevemiyor!"

***

Unutkanlık ile unutabilmek ayrı şeylerdir. Asla karıştırmamalı! Unutkanlık sersemlikle kardeştir, unutabilmek huzurla...

***

İhtiyarlaruzak geçmişi hatırlar ve yakın zamanı unutur, derler. Oysa bana bu yolla "ihtiyarlıkları"nı unutmaya çalışıyorlar gibi gelir.

***

İnsan sevdiği birini unutmaz. Ama insan bazen birini "sevdiğini" unutur.

***

Uzun yoldan gelmişim. Bitkinim. Gecenin çok geç bir vakti... Gözlerimden uyku akıyor. Arabayı park edip kendimi zorlukla dışarı attığım anda... Aman yarabbim, bu ne güzel koku! Bir ıhlamur ağacının altındaymışım meğer. Bu cennet kokusunu bırakıp eve girmek yerine oracığa diz çökmek geliyor içimden. Bitkinliğimin ne önemi var şu an, diyorum kendime; şükür ki, bir acıdan, bir dertten, bir hastanenin acil servisinden falan gelmiyorum... Valizlerimi yere koyup ıhlamur ağacına bakan basamaklara oturuyorum. Kokuyu iyice içime çekiyorum. Bu gece ıhlamur kokularıyla başı dönen kaç kişi varsa dünyada, onlarla kendimi kardeş hissediyorum.

***

Genç kadınlar ve erkeklerle konuşurken pişman olmaktan, pişmanlık yaşamaktan ne kadar korktuklarını görmek beni şaşırtıyor... Belli ki, "yaptıklarımdan ve yapamadıklarımdan asla pişman olmadım" diyen kibirli ve unutkan yetişkinler onları korkutmuşlar! Oysa pişman olma korkusuyla yaşamak basbayağı "yaşamaktan korkmak" gibi bir şey!
***

Birkaç yıl önce 9 Eylül Üniversitesi öğrencilerine pişmanlığa nasıl baktığımı Samuel Beckett'in ünlü sözünü değiştirerek anlatmıştım: "Pişman ol, yine dene, yine pişman ol, daha iyi pişman ol... pişmanlıklarla yaşaman sorun değil, yeter ki iyi şeyler için çabala ve pişman ol!"

***

İsmet Özel bir zamanlar şöyle yazmıştı: "Pişmanlık insanın kendisi hakkındaki tasavvurundan duyduğu rahatsızlıktır. Tövbe insanın kendini yeniden tanımlamasıdır." (Bir Medeniyet Kurmak. 1977) Doğrusu, Özel'in bu bakışı da üzerinde durmaya değer bir bakış!

***

Hep aynı şey oluyor... Dostlarımı en çok özlediğim zamanlarda yalnız kalma arzusu beni iyiden iyiye esir alıyor.

***

Hep büyük gözler beğenilir. E haksızlık da sayılmaz! Peki dikkat ettiniz mi hiç? "Büyük bakan" gözler genellikle küçüktür. Sanki doğa onları dış etkilerin tehlikelerine karşı korumak, saklamak istemiştir.

***

Aşk... Bir trafik kazası... Sürücü koltuğundakinin burnu bile kanamamış! Ama yan koltuktakinin her yanı kırık..
BİZE ULAŞIN