HAŞMET BABAOĞLU HAŞMET BABAOĞLU

Yeni moda... Bir kitabı olmak!

Orhan Pamuk'un Yeni Hayat romanı şu cümleyle başlıyordu...
"Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti."
Doğrusu, bir roman için vurucu bir başlangıçtı.
Zamanında çok sevilmiş ve çok tartışılmıştı bu cümle.
O devir geldi geçti.
Şimdi "okumuş" çevrelerdeki yeni arayış trendi şu cümleyle özetlenebilir.
"Bir kitap yazdım ve bütün hayatım değişti!"
Değişiyor mu peki?
Ne gezer!
Ama sahici değişimler kimin umurunda ki!
Kitap yazan kişi birkaç saatlik ya da birkaç haftalık "yazarlık" şöhretini tadıyorsa...
Hele bir de medyayı meşgul ediyorsa...
Keyfine diyecek olmuyor!
Nasılsa, ortada kapı gibi bir obje var. Şu kadar sayfa, şu kadar satır, şu kadar harf!
Nasılsa de'leri, da'ları da yayınevinin editörü düzeltiyor!

***

Mankenler, şarkıcılar, oyuncular söyleşilerinin bir yerine "bir kitabım olsun istiyorum, inşallah seneye" sözünü sıkıştırıyorlar.
İşadamları hayıflanıyorlar: "Keşke vakit bulsam da ortaya bir kitap çıkartabilsem!"
Öğrenciler bile "idealin ne?" sorusuna hiç duraklamadan "kitap yazmak" cevabını vermeye başladı.
Tuhaf bir durum velhasıl!
Bakıyorum, internette ne güzel blog'lar var. O blog'larda nasıl çarpıcı öyküler, denemeler çıkıyor karşımıza.
Modern edebiyat ve felsefe internette filizleniyor!
Heyhat! Sözünü ettiğim kişiler internetle ilgilenmiyorlar.
Çünkü...
Aslında arzu ettikleri şey kitap yazmak bile değil...
Hanı, hamamı, yazlığı, arabası olur gibi...
Bir kitap sahibi olmak.
***

Bir de roman modası var.
Herkes roman yazmak istiyor.
Tamam! Hiç itirazım yok.
İçimizden geliyorsa, yazalım.
Yayıncı bulursak, bastıralım; okuyucu bulursak, okutalım.
Ancak (adı lazım değil) edebiyatla ilgilenmeyi vakit kaybı olarak gördüğünü bildiğim bir gazeteci arkadaşım geçenlerde "çok görüp geçirdim, çok şey biriktirdim; artık emekliye ayrılıp roman yazmak istiyorum" deyivermez mi!
İşte o zaman "pes" dedim içimden!
Roman...
Şimdi örneklerini pek sık gördüğümüz gibi eş dost sohbetlerini yazıya dökmek değildir.
Roman, belge değildir.
Roman yaşadıklarımız ve anılarımız değildir; sızlanmalarımız, iç dökmelerimiz değildir...
Roman...
Ona buna, eski sevgiliye laf geçirme yeri hiç değildir.
Roman yazmak... bir "evren kurmak"tır.
Bir dönemden, bir saatten, hatta tek bir andan...
Yepyeni ve koskoca bir evren üretebilmektir.
Bilmem, anlatabildim mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN