MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Bakarsınız Bodrum bile bir gün değişir

Yaşamın başındaki bebeklere, ilkokul çağına yaklaşan küçük çocuklara imrenmez misiniz?
Sizin kanıksadığınız ve yıllar yılı aynı tabloyu görmekten bıkkınlık duymaya başladığınız durumlar, bebekler için heyecana sebep olan yeniliklerdir.
Örneğin Bodrum'da Ortakent'ten Yalıkavak'a gelirken değirmenleri geçince sağa bakarsınız, karşınıza Rio de Janeiro'ya taş çıkartan bir deniz-kara kaynaşmasının manzarası çıkar.
Aynı noktada sola bakınca da inanılmaz büyüklükteki açık hava çöplüğünü görür, rüzgârın burnunuza soktuğu iğrenç kokuları alırsınız.
Bu anlattığım tabloyu ilk gördüğümde şaşırmıştım.
"Nasıl olsa bu çöplük bir süre içinde kalkacak ve çöpler katı atıkları yok etme tesislerine gidecektir" demiştim.
Aradan yıllar geçti.
Bodrum büyüdükçe bu çöplük ve benzeri diğer açık hava çöplükleri de büyüdüler. Her yaz mevsiminde yerleşim bölgelerini de tehdit eden yangınların kaynağı oluyorlar.

Kalıcı çöplükler

Keşke bir çocuk olsaydım ve bu çöplüğü ilk gördüğümde olduğu gibi "Nasıl olsa bu çöplük kısa sürede ortadan kaldırılır" diyebilseydim.
1960'lardan beri yaz aylarında Bodrum'a geliyorum.
İşin başında kısa süreli ve Mavi Yolculuk boyutundaki zaman dilimleri ile kısıtlanmış Bodrum tatilleriydi bunlar.
Çünkü İstanbul'da da "Deniz" vardı ve üstelik bu Boğaz deniziydi.
Yeniköy'de denize gazete düşüp iki metre derinde yere yapıştığı zaman o gazetenin başlıklarını okuyabilirdiniz.
Öylesine temiz ve berrak bir Boğaz deniziydi bu.
dönemde kirlendi.

Büyümek güzel de..

Milyarlarca yıl böyle temiz kalan Boğaz, benim yaşadığım
Sonuçta Bodrum'daki tatil süreleri uzamaya başladı.
İlk geldiğim Bodrum'un kendisi de, denizi de eski Boğaz'ın kıyıları ve denizi kadar temizdi.
Şimdi Bodrum'un içinde, beldelerinde ve büklerinde yürürken, her yeri kaplayan kalabalıklar sizi hem şaşırtıyor, hem de mutlu ediyor.
Türkiye gibi Bodrum'un da büyüdüğünü, dünyaya açıldığını görüyorsunuz.
Ama aynı sırada hemen her bölgede, lüks tatil sitelerinde ve bilmem kaç yıldızlı otellerin çevresinde, her rüzgâr estiğinde buram buram lağım kokuları çarpıyor burnunuza.
"Neden bu kokular önlenmiyor" diye sorduğunuzda, "Kışlık devamlı nüfusa göre merkezden fonlanan belediyelerin kaynakları, yazlık milyona ulaşan nüfusa yetecek altyapıyı yapmaya yetmiyor" cevabını alıyorsunuz.

Kos AB'ye girmiş

Geçenlerde bir tekneyle 30-35 dakikada Yunanistan'ın Kos adasına geçtim.
Bu ada temizliği, trafik düzeni, altyapısı ile Avrupa Birliği'ne girmişti.
Bodrum tabii ki daha güzel, daha çekici, daha heyecan vericiydi.
Ama Bodrum'da yürüdüğünüzde o dayanılmaz lağım kokusu, her adımda dalga dalga esiyordu.
Eski Bodrumlular Azmakbaşı'nda kahvaltı edip, Kırıkçatal'da yemek yediklerini, Han'da Zeki Müren'le, Veli'nin yerinde Erol Simavi'yle sohbet ettiklerini anlatıp dursunlar...
Ceco'nun dalıp tuttuğu balıklar, böcekler, Bodrum'un Kızılderilisi Huk'la yapılan geyikler, Selim İleri'nin "Her Gece Bodrum"u ve ötesi...
Şimdiki büyük kentli çocuklar bunları bilmiyorlar.
Onlar için Bodrum heyecan veren ve her köşesi tıklım tıklım dolu olan bir tatil yöresi.
Açık hava çöplükleri de, lağım kokuları da, herhalde geçici aksaklıklar.
Oysa belirli yaşı geçenler için bunlar da Bodrum kadar kalıcı oldular.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN