MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Başarı gibi başarısızlık da iktidardan sorulur

Koyunlarını otlatan Yahudi çobanın sürüsüne aç bir kurt dadanmış.
Aç kurt her gece sürüye dalıyor ve her gece bir koyunu parçalayıp yiyormuş.
Çoban sonunda sinagoga gidip, hahama derdini anlatmış,
-Haham efendi, sürümü bu aç kurda karşı korumak için ne yapabilirim? Bana akıl verin, demiş.
Haham çobana sürünün etrafını dikenli tellerle çevrelemesini önermiş.
Çoban bu öneriye uymuş ve sürüyü gece dikenli tellerle çevirdiği alana sokmuş.
Ama gece aç kurt yine gelmiş. Dikenli tellerin üzerinden atlamış ve yine bir koyunu parçalayıp, yemiş.
Çoban ertesi sabah yine sinagoga gidip hahama gece olanları anlatmış,
-Haham efendi, dikenli tel çözüm olmadı... Bana başka bir yol gösterin, demiş.
Haham bu defa da gece sürünün çevresinde ateş çemberi yapmasını önermiş çobana.
Çoban topladığı çalı çırpıyı gece sürünün etrafına yerleştirip, bunları tutuşturmuş.
Ama aç kurt bu defa da ateşin üzerinden atlamış ve bir koyunu da parçalayıp, yemiş.
Sabah olunca çoban tekrar sinagoga gidip, yine hahama başvurmuş,
-Haham efendi, sizin öneriniz üzerine sürünün çevresinde ateş yaktım. Ama o aç kurt ateşin de üzerinden atladı ve bir koyunumu daha öldürdü. Şimdi ne yapayım demiş.
Haham çobana şöyle bir bakmış...
Sonra sakalını sıvazlayıp, konuşmuş:
-Evladım, sende hâlâ koyun kaldıysa bende senin için sayısız tavsiye vardır...

Çoban hesap verir
Özellikle siyasette iktidar sahibi olanlar için toplumun her kesiminde sayısız fahri danışmanlar bulunur.
Bunlar hemen her olay ve her durum hakkında tavsiyelerini seslendirirler.
Özellikle muhalefet kesimlerindeki danışmanlar, tavsiyelerini "Bu iş böyle yapılmaz" diye başlayan cümleler içinde sunarlar. Ama bu işin nasıl yapılacağını ve kendileri iktidarda olsalardı ne yapacaklarını pek söylemezler.
Medyadaki fahri danışmanlar ise bir gün önce önerdikleri çözümleri unutup, bir gün sonra bunların tam zıddı tavsiyeleri sunabilirler iktidarlara.
Hiç unutulmaması gereken gerçek ise ortadadır.
Aç kurtların parçalayıp yedikleri koyunların hesabı danışmanlardan değil çobandan sorulur.
İktidar olmak da böyle bir şeydir.
Bir girişimin veya bir açılımın başarısının da başarısızlığının da sahibi bunları başlatan iktidarlardır. "Muhalefet bizi engelledi" veya "Medya kamuoyunu yanlış şekillendirdi" benzeri mazeretler, iktidarın sorumluluğunu yok etmez.
Şu anda hepimizin kaderimizi etkileyecek ama çoğumuzun hiçbir etkimizin olamadığı gelişmeler karşısında, AK Partisi iktidarından kararlı ve toplumda güven duygusunu pekiştirecek adımlar bekliyoruz.

Paket değil süreç "
Kürt açılımı"
olarak bilinen girişimin bir "Paket" değil bir "Süreç" olduğu defalarca vurgulandı.
Ama mesela şimdi bu süreçte "DTP kapatılsın" kararının alındığı bir noktadayız. İşin en dramatik yanı bu kararı iktidar değil Anayasa Mahkemesi verdi.
Kapatma istemli davada alınan karar "Kürt açılımı"nı olumsuz etkilerse, bunun sorumluluğu da Anayasa Mahkemesi'ne değil AK Parti iktidarına fatura edilecektir.
Mesela işler bu noktaya gelmeden parti kapatmaya ilişkin yasa maddeleri Venedik Kriterleri'ne uyumlu hale getirilseydi, bugün böyle bir konu gündemimizde olmayacaktı.
Demek istediğimiz şu.
Problemlerle dolu bir "Süreç" yaşanılacağı bilinirken, bu süreçte ileride girilebilecek darboğazlar listelenip bunlara dönük alternatif çözümler hesaplanmadan "Açılım"ı başlatmak, birilerine "Keşke bu soruna hiç dokunmasaydık" da dedirtebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.