MEHMET BARLAS MEHMET BARLAS

Faili meçhul zenginin parası kimlerin çenesini yorar?..

Turgut Özal 32 Sayılı Kararname ile Türk lirasını konvertibiliteye kavuşturduğunda Vehbi Koç beni aradı.
- Senin Özal ekonomiyi kaosa sürükleyecek. Yarın halk bankalara saldırıp elindeki Türk liralarını dövize çevirmeye başlar, dedi.
Koç'un bu endişesini Özal'a anlattığımda, o güldü,
- Vehbi Bey'e endişelenmemesini söyle. Bundan sonra Türkiye'de döviz krizi olmayacağını bilsin, dedi.
Konvertibiliteden bu yana 30 yıl geçti ama hâlâ alışamayanlarımız var.
Geçen haftalarda HaberTürk bir atlatma haber yayınladı.
Buna göre Varlık Barışı kapsamında bir Türk yurtdışından yaklaşık 5 milyar dolar getirmişti...
Bu Türk hakkında çeşitli yorumlar yapıldı medyada.
Son olarak da Eyüp Can Hürriyet'teki köşesinde "Faili meçhul zengin" başlığı altında, Türkiye'den dışarıya götürülen servetler ana çizgisi üzerinden şöyle yazdı:
- "...Dolayısıyla Türkiye'ye güvenmiyorum diyen işadamlarının bir kısmı ülke risk primine, bir kısmı karmaşık vergi mevzuatına, bir kısmı tarihi ve siyasi tecrübeye, ama bir kısmı da aslında kendi kazancına güvenmediği için yurtdışına para götürüyor."

Temelden yanlış

Bu fıkrayı bir kez daha yazmıştım geçenlerde.
Delikanlı ev bulamadığı için sevgilisi ile yolun kenarına park etmiş bir kamyonun altında sevişiyormuş. Bir düdük sesi duyup başını kaldırmış. Başucunda bir polis duruyormuş.
Polis "Ne yapıyorsun burada" diye sorunca delikanlı "Kamyonu tamir ediyorum" diye cevap vermiş.
Polis bu cevabı duyunca gülmüş,
- Şu anda üç yalan söyledin. Kamyon tamir edilirken sırtüstü yatılır, sen yüzüstüsün. Kamyon tamir edilirken ceket çıkartılır, sen pantolon çıkartmışsın. Üçüncüsü de kamyon bir saat önce gitti, demiş.
"Faili meçhul zengin"
de Türkiye'ye getirdiği 5 milyar doların bir dolarını bile Türkiye'de kazanmadı...
Ünlü bir sanayici ailenin üyesi bu zengin. Yıllardır İsviçre'de yaşıyor. Telefonlarını aile fertleri bile bilmiyor. O ararsa konuşabiliyorlar:

Dışarıda kazandı

Servetini tıpkı Soros veya Mobius gibi uluslararası piyasalarda oynayarak yaptı.
Bir günde 200 milyon dolar kaybettiği de, kazandığı da oldu.
Türk ekonomisini, yaşadığı ülkenin ekonomisinden daha güvenli bulduğu ve Varlık Barışı'nın sağladığı vergi avantajını beğendiği için, getirdi parasını.
Konvertibilite var olduğu için dilerse geri de götürebilir.
1974'te Kıbrıs savaşı ertesinde Cenevre'de barış görüşmelerini TRT adına izliyordum.
Masraflarımın karşılığını TRT bir İsviçre bankası aracılığı ile gönderirdi.
Cenevre'de o bankanın şubesine gittiğimde servetleri ile ünlü Türklerle karşılaştığım zamanlarda, çok yakından tanıdıklarım bile yüzlerini gizlemeye çalışır, bazıları beni görünce bankanın sütunlarının arkasına saklanırlardı.
Çünkü ben gazeteciydim, onlar da döviz suçu işleyen kişilerdi o günün mevzuatına göre.
Yani artık "Vergi" meselesi dışında ve "Kara para" olması haricinde servet ha içeride ha dışarıda olmuş, ne fark eder ki?
Ama böyle büyük bir "Sermaye"yi Türkiye'ye getirene aslında ödül bile vermek gerekmez mi?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN