Meclis'teki kısmi anayasa reform paketi oylaması habercilerin odağında. Türlü yönleri olan bu çok önemli gelişmeyi verirken acaba atlanan veya arka plana itilen bir unsur var mı?

Gazetelerin asli işlevlerinin en başında "bilgi vermek" gelir. Gazete elbette ki bir "bilgi tomarı"ndan ibaret değil, hele kitle gazetesinden söz ediyorsak, onda her gün okurun bilgi dışında, eğlence gibi farklı ihtiyaçlarını karşılayacak unsurlar da buluruz. Ama halkın bilgilenme hakkını göz ardı eden bir gazetenin gazete olmaktan çıkacağı da bilinen bir gerçektir.
Türkiye hafta başından itibaren, ülkenin geleceğini, demokratik yönetimin ana rotasını belirleyecek, son derece kritik bir kısmi Anayasa değişikliği sürecinin içine girdi. Hareketli ve sert bir tartışma ortamında TBMM Genel Kurulu'na gelen 27 maddelik Anayasa reformu, doğal olarak, habercilerin odak noktasına yerleşti. Geceli gündüzlü maratonda maddeler kavga gürültü tartışılıyor ve tek tek oylanıyor. Meclis'teki hassas aritmetik denge nedeniyle, iktidar açısından bıçak sırtında bir maratondan söz etmek yanlış olmaz.
Haberciler bu süreci farklı katmanlarıyla ele almakta. Söylenen sözler, çıkan kavgalar, nedenleri, partilerin davranışları, oylama sonuçları, uykusuzluk, yenen yemekler, kulis "havası"...
Bütün bunların yanında, referandum için yeterli görülen 330'un üzerinde geçen maddelerin hangileri olduğu ve ne gibi değişiklikleri öngördüğü ise ayrı, çok daha ağır bir mana ve önem taşıyor. Eğer amaç, köklü değişiklikler içeren bu değişiklikler hakkında okuru ayrıntılı bilgilendirmek, dolayısıyla onu yapılması hayli olası bir referanduma "bilgi ile" gitmesini sağlamak ise, öncelik elbette ki "esasa ilişkin" ayrıntılarda olmalıdır.
SABAH, maddelere ilişkin ilk tur oylamayı Salı gününden itibaren vermeye başladı. Meclisin olağanüstü çalışması, tüm gazeteler gibi, SABAH'ı da etkisi altına aldı: Her gece gece yarısını aşacak şekilde uzayan oylamalar, haberlerin önce en temel unsurlarıyla ertesi güne yetişmesine yol açtı. Yani gelişmeler bir anlamda "gün attı." Bu doğal; eleştirilecek bir tarafı olamaz.
Ancak şu soru önemli: Acaba okurlar, bu geçen hafta içinde, hangi maddeler nasıl bir içerikle geçti veya oylanan maddeler önceki duruma göre hayatı nasıl etkileyecek gibi sorulara tatmin edici yanıt bulabildiler mi?
Şimdi sadık bir okur gözüyle salı gününden düne kadar bu haberlerin taramasını yapalım.
Gazetenin salı günkü son baskıları, ilk geceki oylamayı olabildiğince geniş yer açarak sunmuştu. Hangi maddelerin geçtiği kısmına, haberin en son iki paragrafında yer verilmişti. Burada şu yazılıydı: "Maddelerden ilki, Anayasa'nın 10'uncu maddesine yapılan ekleme ile kadın, çocuk, yaşlı, şehit yakınları ve gazilere pozitif ayrımcılık getiriyor. İkinci maddesi de Anayasanın 20'nci maddesinde değişiklik yapıyor. Maddeye kişisel verilerin korunması, böylece fişlemelerin önlenmesine ilişkin bir hüküm ekleniyor."
Paketin üç, dört ve beşinci maddeleri de salı-çarşamba arası saatlerde geçti. Gazetenin baş sayfasındaki haber "varan dört" diyerek (beşinci madde oylama sonucu yetişmemişti) bir toparlama yapıyordu. İçerideki geniş haberde (yine son baskılardan söz ediyorum) 1 ve 2'nin içeriğine kısaca değiniliyor ve yeni oylanan maddelerin nelerle ilgili olduğu da birer cümleyle anlatılıyordu. Örneğin dördüncü maddenin "ailenin korunması ve çocuk hakları"nı düzenlediği, beşinci maddenin "birden fazla sendikaya üye olunmasının önünü açtığı" kaydediliyordu.
Perşembe günü SABAH baş sayfasının altından memura "toplu sözleşme hakkı getiren" 6, "grev ve lokavt ile ilgili" 7 ve parti kapatmayı meclis iznine bağlayan 8'inci maddelerin kabul edildiğini duyuruyordu. Kritik ve tartışmalı olduğu için kapatma maddesi başlıklara çıkmıştı; içerdeki haberde de bu maddenin oylanan haliyle ne anlama geldiği anlatılmış, ama diğer iki maddenin içeriğine hemen hiç yer verilmemişti.
9, 10 ve 11'inci maddelerle ilgili haber de yine ayrıntılıydı, ancak burada da üç maddeden sadece "kapatma ardından milletvekilliğin devamı" ile ilgili 10'uncu maddenin ayrıntıları yansımıştı.
Araya giren 23 Nisan "molası" ardından, YAŞ ile ilgili 12, 13 ve 14'üncü madde de geçti. Dünkü gazetede buna da geniş yer ayrılmıştı, ve sadece 12'nci madde "ne anlama geliyor?" bölümüne ayrıca yer verilmişti.
Şimdi, şu sorulabilir: Acaba okurlar paketin geçen ilk 14 maddelik kısmı ile ilgili yeterli bilgiye sahip oldu mu acaba? Buna "evet" demek güç.
Kararı eğer referandumda halkın oyu belirleyecekse, okurun bilgi haznesi şimdiden doldurulmalı.
Denebilir ki, Meclis daha işin başında, bir tur daha var, sonra ayrıca bir de toplu oylama olacak. Sonra da bakılabilir.
Olabilir, ama ilk turun belirleyici yanı da ortada. Yeterli oy çıksa da çıkmasa da, okur neyin değiştiğini veya (eğer 330'un altına düşülürse) "değişmediği"ni mukayeseli olarak öğrenmeli. Her bir maddenin "Türkçesi"nin ne olduğunu, Türkiye'de yurttaş haklarına ne getireceğini, hayatı nasıl etkileyeceğini ve nasıl uygulamaya yansıyacağını örneklerle, basit bir dille okuyup anlamalı.
Bunun farklı yolları olabilir. Belki üç dört günde bir "değişiklikler ne getiriyor" sorusu etrafında bir döküm yapılabilir. Bu herhangi bir oylama değil, sadece matematik oyhesabı, meclis çalışma rutinleri veya kürsüde kim ne dedi gibi bir çerçeveden çıkartıp, enine boyuna işlemekte, okurlara hizmet açısından sonsuz yararlar var. Ayrıca, geçen maddeleri, tam metin olarak internet sitesinde bir bilgi-analiz dosyası halinde toplamak da bir ihtiyaca cevap verebilir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN