GÜRCAN BİLGİÇ GÜRCAN BİLGİÇ

Zulümde son perde

Sezon boyu süren sistemli "zulüm" hareketinin, son hamlesi yapıldı.
Aragones'in eline teslim edilen kaderin, İzmir'de kendilerine gülümsemesini bekleyen Fenerbahçeliler'in bağrına son hançeri sapladılar.
Bir takımı 10 gün boyunca böylesine kurcalayıp, oyuncuların içlerinde kalan son gurur hamlelerini hedef alan bir teknik adamın, eline "geçen seneden iyi takım" teslim edilmiş, 26 yıllık hasreti bitirmesi beklenmişti. Yine de olacaktı. Ama "Dede" bunu önleminin de bir yolunu buldu. İyi olan her şeyi bozması yetmiyormuş gibi, bir final öncesini ve sonrasını hesap edemeyecek kadar da eskimişti.
Volkan Babacan'ı bu maçta kaleye geçirmeyi, "Kupa kalecisinin hakkı" olarak düşünebilir. Genç Volkan çok iyi de oynayabilirdi. Ama 26 yıl sonra kulpuna sarıldığın bir sevinci nasıl riske edebilir? Maç penaltılara kalsa, Sevilla'daki performansı bilinen Volkan Demirel'i nasıl aklından geçirmez?
Gökhan Gönül'ü stoper oynatarak takımın tüm kimyası ile oynamak, yılların "Dede"ye öğrettiği bir gizli saldırı planı mı? Denizlispor maçında Semih'i oyundan almasını "Kupa finalini düşünerek" cümlesiyle açıklıyordu Aragones.
Beşiktaş maçında yanında otururken Semih'in yorgun olmamasını mı düşünmüştü; Yoksa Guiza'ya yer açmayı mı?

DEDE'Yİ GETİREN KAYBETTİ
Bu takımın gerçeklerini, Aragones'in sık sık kellesini kurtaran fedakarlarını bir kalemde silip atmak, Başkan'ın kafasına göre hoca olmak mı?

Fenerbahçe kupayı penaltı atışları sonucunda da kaybedebilirdi. Bu kupayı sahada oynayanlardan çok, bu kadronun başına Aragones'i getiren, getirdikten sonra tutmaya devam edenler kaybetmiştir. Gerçekleri ve olacakları gördükleri halde, ortada bir fatura sahibi bırakmak adına şampiyonluktan sonra, kupayı da feda ettiler. Beşiktaş'ın Şampiyonlar Ligi'ne katılamaması halinde, Avrupa Ligi'ne (eski UEFA Kupası) de gidememeleri söz konusu...
Eserleriyle gurur duysunlar.
BİZE ULAŞIN