ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)

Ayvalık pırıltısı

Ayvalık Ticaret Odası ile Ayvalık Belediyesi'nin birlikte düzenledikleri, çok sayıda kurumun destek verdiği, "8. Ayvalık Zeytin Hasat Günleri" geçtiğimiz hafta sonu gerçekleştirildi. Kısa süreliğine biz de etkinlikleri izledik. Bir önceki hafta Akhisar'da da hasat şenliği gerçekleşti. Bu yıl 4'üncüsü gerçekleşen o şenliği ise izleyemedik. Ama Akhisar'daki güzel etkinliklerin yarattığı olumlu etkileri gözlemledik. Ayvalık Hasat günlerini beş yıldır, kısa süreli ziyaretlerle izliyorum. Hem yapılan paneller hem düzenlenen etkinliklerin kalite çıtası, her yıl daha çok yükseliyor. Hasat Günleri, Türkiye'de "zeytin- zeytinyağ farkındalığı"nın çoğaltılması yönünde, çok önemli araç oluyor. "Ortak İstek Zeytine Destek", Ayvalık'ta hasat günlerinin temel sloganıydı.

1.5 MİLYON TON ÜRETİM

Zeytin ve zeytinyağı, Türkiye'nin geleceğini temsil ediyor. Ama galiba bunun farkındalığını taşıma noktasında, hepimiz biraz eksik kalıyoruz. Bu yıl tüm ülkede 1.5 milyon tona yakın zeytin üretilmesi bekleniyor. Elbette bu rakamın neredeyse üçte biri sofralık zeytin olarak değerlenecek. Zeytinyağ üretiminin ise yüzde 5 artarak 200 bin ton civarında olması bekleniyor. Ülkenin zeytin ağacı varlığı da, şu anda 170 milyon adede yaklaşıyor. Türkiye'de sevindirici şekilde, zeytinyağ tüketimi son yıllarda artış göstermeye başladı. Ama hala çok yetersiz, kişi başına bir litrelerden, ancak iki litre rakamına yaklaşabildik. Oysa Yunanistan ve İspanya dahil, AB ülkelerinde aynı oran beş altı katı yükseklikte. Bu oranın bizde de, eğer sağlıklı kuşaklar yetiştirmek istiyorsak, kişi başına en az 6-7 litrelere çıkması şart. Zaten, bu hasat ve benzeri etkinliklerin hedefi, biraz da bu farkındalığı artırmak. Ayrıca zeytinyağını, hem tüketiciye daha ucuza ulaştırmak hem de ihracatı artırmak için, zeytin ve zeytinyağının daha çok desteklenmesi gerekiyor. Türkiye ürettiği zeytinyağ toplamının ancak dörtte birini ihraç edebiliyor. Son yıllarda yapılan düzenlemelerle, ambalajlı ürünlerde de başarılı ihracat örneklerine tanık oluyoruz. Ülkemizin ihracatını artırarak, zeytinyağında zirveye oynayan ülke olma şansı var. Bunun yaratılması için, öncelikle üreticinin daha çok desteklenmesi gerekiyor. Çünkü üretici sürekli artan girdi maliyetleriyle yaşıyor.
Benzer sorunları paylaşan diğer zeytinyağ ülkelerinde ise üreticiye verilen destekler, bizimle karşılaştırılamayacak kadar fazla. Bizde zeytine destek ise zaten yok gibi. Talep her iki alanda, yeni bir şeyler yapılması. Böylece hem Türk halkı zeytinyağını çok daha ucuza tüketecek, hem de artan ihracat ile bu alan Türkiye'nin geleceğini belirleyen sektörlerden olacak. Bu nedenle Ayvalık'ın "Ortak İstek Zeytine Destek" sloganı çok yerindeydi. Umarız üreticilerin zeytinyağına 1.5 liralık, zeytine ise 50 kuruşluk devlet desteği talepleri, tam zamanında değerlendirilir.
Ayvalık'ta geçtiğimiz Cumartesi gününün sabahı, Yeldaİbrahim Ustalı ailesinin bahçesinde, 400 yaşındaki zeytin ağaçlarından yapılan erken hasat, her zamanki gibi şiirsel ve etkileyiciydi.

İÇ TURİZM HAREKETİ
Zeytin ağaçlarının, onlarca insan ömrüne tanıklık etmiş o görkemli duruşları, onlara zarifçe dokunmak, insana tarifsiz sevinç, bereket duygusu aşılıyordu. Ayvalık Hasat Günleri'nin en güzel etkinliklerinden biri de, Beymen sponsorluğunda 40 Siirtli çocuğun Hasat Günleri'nin özel misafiri olmasıydı. O çocukların gözlerindeki dokunaklı ışıltı, geleceğin "barış"a kavuşmuş Türkiye'sini simgeliyordu sanki. Aynı akşam, Ümit- Cem Boyner çiftinin nazik ev sahipliğindeki güzellik, ardından Pazar sabahı gerçekleşen geleneksel Komili kahvaltısı, şenliğe katılanların yaşadığı şıklıktı. Ayvalık'ta bu yıl hasat günlerinin, ciddi bir iç turizm hareketi yarattığına tanık olduk.

RAHMİ GENÇER
Ayvalık Ticaret Odası'nın başarılı, çalışkan başkanı Rahmi Gençer'in, her yıl Hasat Günleri için gösterdiği çaba net görülüyordu. Rahmi Gençer'in Türkiye'nin en özel ilçelerinden, belki de hak ettiği noktada olmayan Ayvalık'ı, sürekli yüceltme gayreti, övgüye değerdi. Ayvalık Belediye Başkanı Hasan Bülent Türközen'i de bu güzel etkinlikler nedeniyle kutluyoruz. Bu arada Zeytinyağ Pazarı her yıl olduğu gibi renkliydi. "Anne yemekleri hepimizin çocukluğudur" diyen tasarımcı Güler Sarıgöl'ün "Annesinin Kızı" adlı muhteşem kitabı da, Ayvalıklılar ve ziyaretçiler ile buluştu.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN