ÜNAL ERSÖZLÜ (EGE)

Şirince... 21 Aralık 2012

Bugünlerde İzmir'in güzelim Şirince'sinde, farklı bir telaş var. Çünkü 21 Aralık 2012 tarihi yaklaşıyor. Bu tarih yaklaşadursun, Maya takvimleriyle bağlantılı olarak, dünyanın sonunun geleceğine dair kehanetler, farklı kaos teorileri; hem fısıltı ile hem de sosyal medyada, birbirini kovalıyor. Bu nedenle İzmir'in Şirince'sinde de, bu konuyla ilgili ciddi bir telaş var. Aynı telaşı Fransa'nın bir köyü de yaşıyor. Çünkü iddialara göre, eğer bir felaketler zinciri yaşanırsa, Şirince'de ve diğer köyde bulunan insanlar kurtulabilecek. Bir nevi postmodern bir Nuh'un gemisi efsanesi! İki hafta önce Pazar günü, kısa bir süreliğine Şirince'ye uğradım. Bu güzelim ilçe, daha 21 Aralık gelmeden, ağzına kadar doluydu. Elbette esnaf, çok memnundu, mutluydu. Çünkü gelenler, kahvaltılarını yaptıktan sonra, alışverişe koyuluyorlardı.

150 BİN KİŞİ BEKLENİYOR

Aralarında turizmcilerin de olduğu, çok sayıda insan ile sohbet ettim. Tüm oteller o tarih için dolmuştu. Hatta Selçuk'taki oteller de dahil. İnsanların çadırlarda kalabilmek için yer baktıkları, bunun karşılığında bir para ödemeye hazır oldukları da söyleniyordu. Hatta bir turizmci, o gün Şirince'ye yerli yabancı en az 150 bin insan beklediklerini vurguladı.
Gerçek olur mu bilmiyorum; ama böyle bir toplam, o gün Şirince'de olursa, kıyametin bir bölümü orada yaşanabilir. Çünkü küçücük bir köye çıkacak binlerce insanı, binlerce aracı, insanların Şirince sokaklarında sıkışma, hatta en ufak bir panikte, birbirlerini ezme ihtimallerini düşününce, gerçekten ürktüm. Umarım İzmir Valiliği, Selçuk Belediyesi ve İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin de desteğini sağlayarak, bu konuda gerekli önlemleri alıyordur.
Dün bu konuyu her boyutuyla birlikte internet üzerinden bütün dünyaya yayın yapabilen Ben TV'de canlı yayınlanan bir programda konuştuk. Ben TV'nin gündem belirleyen programı 'Üç Gazeteci Bir Konuk'ta bu hafta program yapımcısı ve Bioenerjist Eyüp Çakır'ı ağırladık. Programın sunumunu, sevgili Erol Yaraş ve sevgili Hamdi Türkmen ile paylaştık.

MANYETİK YAPISI ÖZEL

Karşımızda bilgi küpü diyebileceğim, özellikle dinsel alanda konulara çok hakim, spritüalist bir yaklaşıma sahip, ayrıca bioenerji eğitimi almış ve bunu uygulayan ilginç bir kişilik vardı.
Elbette konuştuklarımız bu köşe yazısına sığmaz. Eyüp Çakır, öncelikle 21 Aralık'ta neler olacak ve neden Şirince ile Fransa'nın Bugarach köylerine bir şey olmayacak, sorusunu yanıtladı. Bu alanların asırlar öncesinden bu yana özel alanlar olduğu ifade etti. Dedi ki: "Bu noktalar, manyetik yapısı çok özel alanlar, bilimsel olarak incelenebilir ve bilimsel yaklaşım gösterilebilir. Ama spirütüel olarak da çok özel alanlar. Bu alanlarda çok farklı bir enerji var."
Meryem Ana'nın mezarının da, şu anda gösterilen tapınakta değil, ama o dağın içinde olduğuna inandığını belirten Eyüp Çakır, o noktaların insanı arındıran enerjisinden söz etti. Daldan dala atlayan sohbetimizde, 'sipürütüalizm'in ne olduğundan, 21 Aralık'a kadar uzandık. Hepsini yansıtmam olası değil. Ama Eyüp Çakır'a göre; hem bilimsel, hem ruhani kaynaklar incelendiğinde; 21 Aralık'ta kesin olarak gerçekleşecek bir dizilim var.
Bu dizilimde, Güneş ve yedi gezegen, aynı hizaya gelecek. Ve yine bunu bir dönüşüm eşiği olarak niteleyen Eyüp Çakır'a göre, 21 Aralık'tan sonra bu hizalanma, insanların içinde bulunduğu manyetik alanı etkileyecek. Çakır'a göre, herkeste bir değişim olacak; değişim kimi insanda olumlu yönde, kiminde ise olumsuz yönde olacak. Ama dünyanın ve insanlığın, bu dönüm noktasından sonra, çok daha olumlu bir çağın içine gireceğine inanıyor Çakır.

MİNİK KIYAMETE DOĞRU
İlginç bir yaklaşım. Son olarak Guatemala'da Amerikalı bir arkeolog ekibi tarafından, M.S 9. yüzyıla ait mağaranın içine çizilmiş şekillerden oluşan bir Maya Takvimi bulunmuştu. Ekibin başındaki Dr. Saturna, bu takvimde insanlığın içinde bulunduğumuz noktadan sonra, daha yedi bin yıl varlığını sürdüreceğinin yazıldığını vurgulamıştı.
Yani buradan bakarsak içiniz rahat olsun! Kıyamet kopacağa benzemiyor. Bana kalırsa dünya, insanın yarattığı tüm kötülükler ile ve yine insanın insana yaptığı zulümle, zaten kendi kıyametini yaşıyor sanki... Çetin Altan ustanın deyimiyle en iyisi 'enseyi karartmayın'...
Ama 21 Aralık'ta, eğer gerekli önlemler alınmaz ise ben en çok Şirince'de, hakiki minik bir kıyamet yaşanmasından korkuyorum.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN