MURAT DİDİN MURAT DİDİN

Derbiden derbiye

Derbiler hayatın tuzu biberi, eğlencesi, şekeri. Sevgili Müdürümüz Emrah, "Coach, bugün senin de derbi maçın olsa da Beşiktaş-Fenerbahçe derbisini sana asla es geçtirmem" deyince önce Alba maçının, sonra TV başına koşmanın planını yaptım. Biz çok önemli üç oyuncumuzdan (domuz gribi yüzünden) yoksun oynayarak derbi coşkusu yaşama şansını son dakikada kaybettik. Ama Beşiktaş işleri dengeledi. Son Avrupa Basketbol Şampiyonası'nda bir yazıma, "Toplam enerji, grubun bireylerinin el birliğiyle tek tek üreterek emek koyarak meydana getirdiği, takımın tümünün yarattığı enerjidir" diyerek başlamıştım. Bu cümle dünkü derbiye de çok uygun düşüyor.
Dün Beşiktaş'ta bireylerin el birliğiyle tek tek üreterek emek koyarak meydana getirdikleri o enerji skorborda damga vuran en önemli gerçekti. Birey olarak baktığınızda Fenerbahçe'nin hemen her futbolcusu kağıt üzerinde çok değerli. Ama bu değer sahadaki performansla parlatılmazsa dün ikinci yarıda Fenerbahçe'nin yaşadıkları başınıza gelir.
Skor 3 farklı olsa da derbilerde tabelada yazanı küçük ayrıntılar belirler. Dün gecenin küçük ayrıntısı Emre Belözoğlu idi. Zaman zaman agresifliği, rakibi ve seyirciyi tahrik edecek boyutlara tırmansa da sahada gerçek bir liderdi.
Ama onun sakatlandığı saniyelerde oyunun adının basketbol değil, futbol oluşu ve değişikliğin hemen yapılamaması Fink'in golünü getirdi. Belki Mehmet Topuz, belki Alex, hatta belki Kazım değişiklik yapılana kadar geçecek 1-2 dakikada, "Emre yoksa ben varım" deseler Fink o şutu çekecek fırsatı, alanı, rahatlığı bulamayacaktı. Golün hemen sonrasında bir dalgınlıkla Bobo farkı ikiye çıkarınca "Atı alan Üsküdar'ı geçti" bir çırpıda.

İBOLARIN MESAJINA DİKKAT
Hayatta da, basketbolda da, futbolda da o kadar iniş-çıkış var ki... Dün İbolar'dan Toraman, ilk yarı Serdar'ın açıklarını kapatmak için adeta kendini öldürüp Üzülmez sağ ayakla asist bile yaparken 2008 yaz kampını düşündüm.
Terlikti, çoraptı, pabuçtu derken iki İbo, hata kimde olursa olsun olaya o kadar pozitif ve doğru yaklaştılar ki, takımdan ayrılma noktasından zirve yapar hale geldiler. Bu, bir ders ve müthiş bir mesaj: Ne hata yaparsan yap, azimle inanıp doğru yola girdikten sonra zirve senin için asla ulaşılmaz değil.
Dün Beşiktaş kazandı. Yarın Fenerbahçe, sonra Galatasaray gülecek. Dün 90 dakikanın sonundaki futbolcuların birbirlerini kutladıkları, birbirlerine sarıldıkları görüntüleri unutmaya başladığımız için şaşırarak ve sevinerek izledik.
Metin Oktay, "Bizi sevenleri üzmeyelim baba!" demişti. "Çok sevdiğimiz futbolu üzmeyelim" diyerek bitirelim. Çünkü o futbol bugün birilerini, yarın da diğerlerini sevindiriyor.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.