DİLEK GÜNGÖR DİLEK GÜNGÖR

Ekonomik suikast

Türkiye’ye diz çöktürme operasyonunun ikinci perdesi ekonomide sahneleniyor. Dolar üzerinden kriz algısı yaratma çabasına vatandaş döviz satarak set çekiyor. Oyunu sahneleyen aktörler ise yine aynı...

Türkiye'yi uluslararası arenada dize getirmek isteyen içerideki ve dışarıdaki hainler sürüsü yeni bir oyuna başladı. İşbirlikçi taşeron örgütlerle gerçekleştirdikleri Gezi olayları, 17-25 Aralık, 15 Temmuz darbe teşebbüsü, Doğu ve Güneydoğu'da düğmeye basılan terör saldırıları tutmayınca son kozlarına sarıldılar: Ekonomik operasyon...
Kirli ittifakın amacı, dolar-faizborsa üçgeniyle ülke ekonomisini çökertmeye çalışıp, güçlü Türkiye'ye finansal suikastla zarar vermek...
Operasyonu kimlerin, niye yaptığını anlatmadan önce neden hedefte olduğumuzu söyleyeyim.

NEDEN HEDEFTEYİZ?
Çünkü, büyük küresel savaşın içindeyiz. Dünyanın 'süper!' güçlerinin korktuğu bölgesel hegemonyalar var. Türkiye son 14 yıldır geçmişteki duvarları yıktı. Herkesin gözünü çevirdiği Ortadoğu coğrafyasında etkin bir ülke haline geldi. Modern dünyanın sergilediği çifte standartlar karşısında susmuyor, bilakis sesini yükseltiyor. Batı'nın haksızlıklarına karşı gerektiğinde isyan ediyor hatta rest çekiyor. Edilgen değil etken bir ülke haline geliyor. Başkanlık sistemiyle birlikte ülkede sürekli güçlü bir siyasi iradenin varlığı rahatsız ediyor. Batı müzakere eden, istediğinde ısrar eden, kilit rol oynayan, bölgenin lideri olan bir Türkiye istemiyor. Artık bizi bölgesel çıkarları için bir tehdit olarak görüyorlar.

SUİKASTI PARA PİYASASINA TAŞIDILAR
Kalkışmalar, operasyonlar, darbelerle istedikleri planı tutturmayınca geriye kalan belki de en önemli alandan saldırıya geçtiler. Son şanslarını ekonomi üzerinden denemek istiyorlar. Önce kredi derecelendirme kuruluşlarının siyasi gerekçelerle yaptıkları not indirimleri geldi. Şimdi 'dövize hücum' algısıyla piyasa manipüle edilmek isteniyor. Yerlisi de yabancısı da tahvil satıp, döviz alıyor. Birkaç gündür para piyasalarında yaşananları böyle okumakta fayda var.

SAHNEDE HEP AYNI BANKALAR
Dolar önceki gün 3.09 TL'ye çıktı, dün ise psikolojik seviye diye görülen 3.10 TL'yi geçti. Hatta bir ara 3.11 TL'yi görüp geri döndü.
Peki dövize hücum edenler kimler?
Uluslararası bankalar ile yabancı sermayeli yerli bankalar... Bankacılardan öğrendiğime göre, dışarıdaki alıcılar Citibank, HSBC, Deutsch, RBS; içeridekiler ise Akbank, Garanti, Yapı Kredi ve İş Bankası...

3.10'DA TUTMAK İÇİN ÇABALADILAR
Finansçılar bilir: Tek tuşla bariyer operasyonlarını patlatmak denilen bir terim vardır. Dün geçilemeyen 3.10 seviyesinin tek emirle aşılmasını sağladılar. Bankacılar, "Tüm gün kurun 3.10'un aşağısına düşmemesi için bu seviyeden bol miktarda alış yazdıran finans kurumları oldu. Bu nedenle kur bir süre gevşemedi" diyor.

VATANDAŞ OYUNA GELMİYOR
Ancak ekonomik operasyon çekenlerin unuttukları bir şey var. Türkiye artık eski Türkiye değil. 2001 krizindeki gibi dolar 1 TL'ye çıktığı için kimse Başbakanlık Binası önüne gidip kasa fırlatmıyor. Döviz büfeleri önünde kuyruğa girmiyor. Esnaf sokağa çıkıp eylem yapmıyor.
Anlayacağınız, vatandaş oyuna gelmiyor.
Bunu ezbere söylemiyorum.
Birkaç rakam vereyim. Bakın, Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişiminin ardından meydanlara inerek sergilediği "milli duruşu" ekonomide de gösteren ve darbe sonrası yaklaşık 11 milyar dolar döviz satarak Türk Lirası'na adeta kalkan olan Türk halkı, Moody's'in not indirim kararından sonra da bu tavrını korudu. 23-30 Eylül tarihleri arasındaki bir haftada 3 milyar 831 milyon dolarlık döviz satışı yapan vatandaş 30 Eylül-7 Ekim haftasında da 1.6 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi. Kur üzerinden yaratılmaya çalışılan kriz algısına prim vermeyen vatandaş son iki haftada 5.4 milyar dolarlık satış yapmış oldu. Panik havası yaratma çabası bir kez daha boş çıkarken, vatandaşın 15 Temmuz'dan bu yana gerçekleştirdiği döviz satışı 16 milyar dolara ulaştı.
Türkiye tarihinin en kritik dönemlerinden geçilirken, 15 Temmuz bilinciyle hareket etmemiz durumunda küresel oyuncuların yerli işbirlikçileriyle sahneye koydukları bu planı da boşa çıkaracağımızdan eminim.

BU KAÇINCI DENEME?
GEZİ OLAYLARI
Türkiye'nin ekonomik anlamda en başarılı dönemi olan Mayıs 2013'te ilk kalkışma başladı. Faizin yüzde 4.6 ile tarihinin en düşük seviyesine düştüğü, IMF'ye borcun sıfırlandığı, Türkiye'nin notunun yatırım yapılabilir seviyeye çıktığı ve Üçüncü Köprü, Yeni Havalimanı ile Nükleer Santral ihalesinin yapıldığı o dönemde 3-4 ağaç bahane edilerek, hükümeti devirmek için düğmeye basıldı. Fakat, bu plan tutmadı.

17-25 ARALIK
Fetullahçı Terör Örgütü'nün emniyet ve yargıdaki teröristleri, düzmece dosyalarla 4 bakan hakkında soruşturma başlattı. Dönemin Başbakanı Erdoğan'ın da hedefe konulduğu bu plan da tutmadı. Mart 2014'te yapılan yerel seçimlerden AK Parti tarihi bir zaferle çıktı.

15 TEMMUZ
FETÖ'cü teröristlerin hain darbe girişimi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın önderliğindeki halkın direnişiyle bastırıldı. Tezgâhlanan oyun bir kez daha tutmazken, emniyet-yargı ve bürokrasideki tüm FETÖ'cüler tasfiye edildi.

23 TEMMUZ
Hukuki ve askeri operasyonlarla dize getirilemeyen Türkiye için bu kez yeni plan ekonomi üzerinden devreye sokuldu. Kredi derecelendirme kuruluşu Moody's'in not indirimi ile başlayan ve dolar operasyonuyla devam eden bu plana da halk prim vermedi. Vatandaş 15 Temmuz'dan bu yana 16 milyar dolar satarak, ülkesinin ardından parasına da fazlasıyla sahip çıkıyor.

DÖVİZ HESAPLARI 16 MİLYAR $ AZALDI
Tarih Milyon $
15 Temmuz 191.118
22 Temmuz 182.740
29 Temmuz 180.224
26 Ağustos 183.194
16 Eylül 182.603
23 Eylül 180.543
30 Eylül 176.726
07 Ekim 175.100

BİZE ULAŞIN