NAZLI ILICAK

Asker ve siyaset

NATO toplantılarına, Türkiye iştirak ediyor ama Milli Savunma Bakanı, Genelkurmay Başkanı'yla birlikte gitmiyor. Çünkü NATO'nun diğer üye ülkelerindeki protokole göre, Milli Savunma Bakanları, Genelkurmay Başkanı'nın önünde. Bir tek bizde bunun tersi varit. Yaşar Büyükanıt, "Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma Bakanlığı'na bağlanırsa, ordu politikanın içine girer" demiş. Halbuki dünyadaki durum bu iddianın aksini doğruluyor. Batı'da, Genelkurmay Başkanları, ya da Silâhlı Kuvvetler, siyasetin çok uzağında. Türkiye'de ise, darbeleri bir kenara koysak dahi, asker her dönem, siyasete şekil vermeye çalışıyor.
Şener Eruygur'da ele geçen belgelere göre, 15 Ocak 2004'te, Genelkurmay Karargâhı'nda, Tayyip Erdoğan'a, Genelkurmay 2. Başkanı İlker Başbuğ brifing veriyor. Başbuğ, değerlendirmesinde şöyle konuşuyor: "Kamu Yönetim yasa tasarısı bize sorulmadı, YÖK sorulmadı, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın çıkardığı Kur'an kursları değişikliği sorulmadı, Büyükşehir belediye sınırlarını değiştiren yasa sorulmadı. 28 Şubat kararları gerektiği şekilde uygulanmalı ve takip edilmeli.
Türbanın kamusal alana çekilmesi gayretleri sürmemeli. İmam Hatip Lisesi mezunları için YÖK yasasında değişiklik yapılmamalı. AB'ye üyelik konusunda gerekirse yavaş hareket edilmeli. Türkiyelilik tanımı çok yanlış ve tehlikeli."
Acaba Büyükanıt, politikanın içine girmekten ne anlıyor? Bütün bu konuşmalar, TSK'nın siyasi alana müdahalesinin açık örnekleri değil mi?
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN