NAZLI ILICAK

Mayınlı arazide meydan savaşı

Mayın konusundaki tartışmalar Tayyip Erdoğan'ı rencide ediyor. Özellikle topraklarımızın İsrailli bir firmaya 44 yıllığına peşkeş çekileceği iddiası, salı günü grupta çok ağır sözler sarf etmesine yol açtı. Erdoğan, tabanındaki İsrail karşıtlığının farkında. Zaten bu yüzden Davos'taki tavrını hatırlatmak lüzumunu hissetti. Başbakanın öfkesinden 80 yaşlarındaki bir emekli yarbay da nasibini aldı: "Bakıyorsun bir tanesi çıkıyor, bir emekli yarbay, bana bu kadar tabur versinler ben bu işi çözerim! Haddini bil bir defa. Artık emekli oldun, çıktın bir kenarda dur. Bu ülkenin şu anda bir genelkurmay başkanı var, kuvvet komutanları var, biz bunlarla bunu konuşmuşuz, gereken cevabı onlardan almışız. Sana ne oluyor yahu! Otur oturduğun yerde."
İşte bu ruh haleti içinde, Tayyip Erdoğan, muhalefetin engellemelerine karşı direndi ve sonuçta istediğini elde etti. Gerçi, 3. maddeye başka seçenekler ilâve edildi. İlk seçenek, Milli Savunma Bakanlığı'nın, İhale Kanunu'nun istisna hükümlerine göre, bedeli karşılığı hizmet satın alma yoluyla mayınları temizletmesi. Bu olmazsa, ikinci şık devreye giriyor ve Maliye Bakanlığı, İhale Kanunu'na uyarak, gene bedeli karşılığı hizmet satın alıyor. Bir ve ikinci şıklar gerçekleşmediği takdirde, yap-işlet-devret formülü uygulanıyor: Taşınmazlar, mayından temizlenme karşılığı tarımsal faaliyetlerde kullanılmak ve 44 yılı geçmemek üzere bir firmaya devrediliyor.
Mayınlı arazi 170 bin dönüm. Ama kanun hükmü, "müstakil kullanımı mümkün olmayan ve mayından temizlenen taşınmazlarla bütünlük teşkil eden Hazine'ye ait diğer taşınmazların da (46 bin dönüm), tarımsal faaliyet için aynı yükleniciye bırakılmasını" öngörüyor. Bunun yanı sıra, mayınlı olmayan ve mayınlı araziyle bir bütünlük teşkil etmeyen diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazların da, aynı yöntemle (yap-işlet-devret yöntemiyle) ihale edilebileceği belirtiliyor.
Muhalefetin itirazı iki noktada: 1) "Neden 3. şıkkı muhafaza ettiniz?" diye soruyorlar. Ya Milli Savunma Bakanlığı ya da Maliye Bakanlığı, İhale Kanunu'na göre bedeli karşılığı hizmeti satın alsın, deniliyor. 2) Mayından temizlenen araziyle bir bütünlük teşkil etmemesine rağmen, diğer kamu kurum ve kuruluşlarına ait taşınmazlar niçin yükleniciye devredilecek? Bu şekilde devredilmesi düşünülen arazi kaç bin dönüm? Bu da bilinmiyor.
Meclis'te çok sert tartışmalar cereyan etti. İhanet suçlamaları bile yapıldı. AK Partililer, en az muhalefet kadar kendilerinin de "vatansever" olduklarını söyleyip durdu. Ama doğrusu, muhalefetin sorularına tatmin edici cevap veremediler. 1) Niçin, ilk iki şıkkın yanında üçüncü şık da muhafaza edildi? Bedeli karşılığı hizmet almak mümkün değil mi? 2) Mayınlı araziyle ilgili olmayan diğer taşınmazlar neden tarımsal faaliyet için bir firmaya tahsis edilecek?
***

CHP, Anayasa Mahkemesi'ne başvuracağını söylüyor. Bu tartışmalı madde Anayasa Mahkemesi'ne takılırsa, hem Erdoğan istediğini elde edemeyecek, hem de, zihinlerde soru işaretleri doğuran bir gerginliği Türkiye gereksiz yere yaşamış olacak.
BİZE ULAŞIN