NAZLI ILICAK

Bu ne hoşgörü!!!

Sevcan: "Benim için onların tek bir adı var: 'Sıkmabaş' Ben sıkmabaşlarla iş yapmıyorum; yapmayacağım. Adam gibi başörtüsü örtsün gelsin."
Neveser: "Bu zamana kadar insanlar dinsiz miydi? Birdenbire türbanı takınca mı herkes dinli oldu? Benim bildiğim dinimde böyle bir şey yok. Birdenbire iki tane kara çarşaflı geçiyor yani... Nereden çıktı bunlar?"
Gülşen: "Başörtülü öğrencilerin eğitim görmesini iğrenç buluyorum... Başı sıkma, dapdaracık etek ya da korkunç bir yırtmaç. Sokakta görüyorum, boyfriend'iyle çok intimate bir şekilde. (Erkek arkadaşıyla çok yakın bir şekilde) Benim yapmadığım kadar intimate."
Ebru: "14 yaşıma kadar hiçbir türbanlı benim yanıma oturmamıştır. Şimdi türbanlılarla iç içe yaşıyorum."
Yasemin:
"Üniversiteye perukla girsinler. Başörtüsü kötü şeylerin simgesi. Kadına erkek baskısının simgesi. Üniversiteye başörtüsüyle girerlerse, sayıları bir anda artıveriyor."
Doğan: "Cumhuriyet balosunda başı bağlı biri olmasa daha mutlu olurum; o kare beni rahatsız ediyor."
Murat:
"Suriye Devlet Başkanı'nın eşi, Ürdün'ünki ve bir de bizimkiler, Emine Hanım ve Hayrünnisa Hanım. Bizimkiler bizi rahatsız ediyor. Modern ve ileriye dönük bir insan görüntüsü değil."
Begüm: "Cumhurbaşkanı eşinin başörtülü olması, iğrenç... Generallerin Çankaya resepsiyonlarına katılmayarak tavır alması doğru."

***

Konuşulanların yaşı muhtelif. Aralarında gençler de var, 60'ı aşmış olanlar da. Hepsi eğitimli; en iyi yüksek okullarda okumuşlar. Hemen hemen hepsi istemeyerek de olsa CHP'ye oy vermiş. Bu tabloya bakınca, Türk Milli Eğitim sisteminde önemli sorunlar olduğu anlaşılıyor. İnsanlarımız eğitildikçe sağduyusunu ve hoşgörüsünü kaybediyor. Neden acaba!!!
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN