NAZLI ILICAK

Askeri vesayet-Erdoğan vesayeti

Gündem yoğunluğu yüzünden, Deniz Baykal'ın bir cümlesi üzerinde duramamıştım. Bugün, şu 'vesayet' meselesini ele almak istiyorum.
Baykal'a göre, artık askeri vesayet geride kaldı. Bugün Türkiye, "Tayyip Erdoğan vesayetiyle" karşı karşıya.
Peki "vesayet" ne demek? "Vatandaş tek başına doğru karar veremez" deyip, onun iradesine saygı göstermeyenler, "cahil halk çoğunluğu" adına kendilerinde karar verme yetkisi görenler açısından bir vesayet rejimi, ancak söz konusu olabilir. Vesayet düzeni için, halkın kararına ve iradesine hürmet edilmemesi, onun seçtiklerinin bertaraf edilmesi ya da arka planda kalarak, siyasi iradenin, belirli istikamete, baskıyla yönlendirilmesi şarttır. Bu tarife göre, "Tayyip Erdoğan vesayetinden" söz etmenin mümkün olmadığı çok açık. Başbakanın haksızlığından, adaletsizliğinden, AK Parti'nin kadrolaşmasından bahsedilebilir ama "AK Parti vesayeti" cümlesi, siyaset bilimi terminolojisine oturmuyor.
Bazı meslektaşlarımız, askeri vesayetin artık kalmadığı, esas tehlikenin Tayyip Erdoğan olduğu hususunda ısrarlı. Oysa bugün askeri vesayetin kısmen kolu kanadı kırılmışsa, bunu AK Parti iktidarına borçluyuz. Onların, muhtıralara rağmen, halktan aldıkları destekle yola devam etmekteki kararlılıklarına. Ve tabii Ergenekon ile faili meçhul cinayetlerin peşine düşmelerine.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN