NAZLI ILICAK

Agresif bir işadamı Tamince

Bodrum, sürprizlerle dolu. Rixos Otel'in Genel Müdürü Vedat Dalkıran'ı aradım. "Bir acı kahvenizi içmeye geleyim" dedim. Güvercinlik ile Torba arasında, deniz kıyısında olan otel, cennetten bir köşe. Fiyatlar hiç ucuz değil ama, tam kapasite çalışıyor; Allah nazardan saklasın. Meğer, Başbakan Erdoğan ve ailesi de oradaymış; Fettah Tamince de. Erdoğan'ı ailesiyle geçirdiği bu kısa tatilde rahatsız etmek istemediğim için, kapısını çalmadım. Ama Fettah Bey'le uzun uzun sohbet ettik.
Dubrovnik seyahati sonrası yazdığım yorumdan lâf açıldı: "Allah yürü ya kulum demiş ama o, Allah'ın kulu olduğunu unutmamış" demiştim. Arkadaşları bu tarifi çok beğenmişler.
Fettah Tamince, Türkiye'deki değişimden söz etti: "Eskiden, muhafazakâr kesim, dış dünyaya tamamen kapalıydı. Batı ile ilişkili olan iş dünyası ise, kendi değerlerine karşı yabancılaşmıştı. Oysa şimdi, muhafazakâr işadamları, dünyayı fethediyor. En ileri teknolojileri kullanıyor."
Tamince, Vanlı. Geçtiğimiz günlerde, Van'a gittiğini ve Nakıpoğlu ailesinin kuracağı üniversite ile ilgili bilgiler aldığını söyledi. Dünya ile rekabet edebilecek çapta bir eğitim kurumunun kendi memleketinde kurulmasından dolayı büyük memnuniyet duyuyordu. Konya'da da, bazı işadamlarıyla birlikte Mevlana isimli bir üniversitenin temellerini atmışlar.
Muhafazakâr camia, eğitime büyük önem veriyor. Tamince, Graham Fuller'e ait kitaptan söz etti. Fuller, Türkiye'nin değişiminde Erdoğan ve Fethullah Gülen hareketinin etkisine vurgu yapmış. "Dışarıdan bakan bir göz, bu değişimi fark edebiliyor" dedi Tamince. "Biz Ortadoğu'ya yakınız ama Ortadoğulu değiliz. Orta Asya ile ilişkilerimiz var ama, Orta Asya ülkelerinden de farklıyız. Rusya ile Balkanlar'la münasebet içindeyiz fakat, kendi özelliklerimizi muhafaza ediyoruz. Yetişmiş iş gücümüz ve agresif, tuttuğunu koparan işadamlarımız Türkiye'nin en büyük zenginliği."
Biraz özel hayata da girdik. "Nereden geldiğimi, kim olduğumu hiç unutmam" diye konuştu ve devam etti: "Van'ın Çaldıran ilçesinde doğdum. Kış geldiğinde, kar diz boyu idi, kapımıza yığılırdı. Biz, ancak tünel kazıp evden çıkabilirdik. Yürüyerek okula giderdik. Evimi taşırken, ev değiştirirken, dengede götürmeye çalışırım; lükse kaçmam; rahatsız olurum; çünkü bilirim ki, çıktığımız yere geri dönme ihtimali her zaman vardır."
Hani Yunus Emre'nin dediği gibi, "Mal sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi / Mal da yalan, mülk de yalan / Gel biraz da sen oyalan."
Fettah Tamince, 365 günün asgari 250'sinde seyahat ediyor. Hatta Babalar Günü'nde, çocuklarından biri, kendisine güzel bir hediye almış, bir de kart yazmış: "Babacığım sen bunu evde ya da işyerinde değil, uçakta muhafaza et. Çünkü, en uzun zamanı uçakta geçiriyorsun" demiş.
Henüz 37 yaşında... Koca bir ömre dahi sığamayacak yatırımlar yapmış. Rixos markasını dünyanın önemli merkezlerine yaymış. Libya'nın turistik açılımı için, Kaddafi'ye, danışmanlık bile yapıyor.
Birçok insan merak ediyor: "Kim bu Tamince? Nasıl bu kadar çabuk büyüdü?" Defalarca yazıldığı için sormadım; kurcalamadım bile. Ama, belli ki, hayalleri olan bir insan. Her şey hayalle başlamıyor mu? Bir ufak adım, sonra üç beş adım daha, o hayalin peşinden gideceksiniz. Bilahare, yeni hayaller, yeni ufuklar.
Birkaç cümleyle tarif etmek gerekirse: Tamince, değerlerine bağlı, yeniliğe açık, uluslararası ilişkilerden fırsat yaratmaya çalışan agresif bir işadamı. Graham Fuller'in tarif ettiği, Türkiye'nin yeni profiline uygun bir müteşebbis.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN