NAZLI ILICAK

Tabular yıkılacak mı?

Avrupa Birliği'nin İlerleme Raporu'nda, Atatürk'ü Koruma Kanunu'nun düşünce özgürlüğüne aykırı olduğu belirtiliyor. Öte yandan, Avrupa Birliği Komiseri Olli Rehn, "Türkiye'de Batılı modernleşmenin kurucusu Atatürk'e büyük saygım var" diyor. Burada bir çelişki görenler olabilir. Öyle ya... Bir yandan "Türkiye'nin Batılılaşma ve Avrupalılaşması için Atatürk'ün adımlarını izliyoruz" diyeceksiniz, öte yandan, Atatürk'ü her türlü kem sözden ya da saldırıdan koruyan kanunun kaldırılmasını talep edeceksiniz.
Hayır... Bir çelişki yok. Çünkü "Beni koruyun" diyen Atatürk değildi ki! Bu kanun, Demokrat Parti döneminde, Ticani tarikatının mensupları, Atatürk heykellerine saldırdığı için çıkarılmıştı. (31 Temmuz 1951) Ama her zaman olduğu gibi, uygulamada aşırıya kaçıldı. Meselâ, "Atatürk'ün cenaze namazının kılınmadığını" yazan Hakan Albayrak da, "Latife Hanım" kitabının yazarı İpek Çalışlar da, bu kanuna göre yargılandılar. Kanunun kaldırılmasını talep etmek, Atatürk'ü sevmemek anlamına gelmez. Düşünce özgürlüğünün sınırlarını genişleteceksek, tabuları yıkmalıyız. Tabu derken, Atatürk'ü kastetmiyorum. Çünkü Atatürk, zaten Türkiye'ye verdiği çağdaş vizyonla, kendisini koruyor. Kraldan fazla kralcı olanların yarattığı tabulardan kurtulmamız lâzım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN