NAZLI ILICAK

Yalçınkaya yola çıktı

Yargıtay Başsavcısı Abdurrahman Yalçınkaya, "telekulak" olayları dolayısıyla, AK Parti hakkında inceleme başlatmış. Bunu da, Milliyet gazetesinden Fikret Bilâ'ya açıklıyor. Telefon dinleme, hukuk devleti ilkelerine aykırı bir biçimde yapılıyorsa, bunun kapatma sebeplerinden biri olabileceğini söylüyor özetle.
Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 135'inci maddesi, telefon dinlenebilmesi için, "kuvvetli şüphe" ve "başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmaması" şartını getiriyor. Tabii, sadece belirli suçlar söz konusu olduğunda telefon dinlenebiliyor.
Bir süredir, Yalçınkaya'nın sesi soluğu çıkmıyordu. Herhalde birkaç gazetenin manşetine bakarak, "hava olgunlaştı" düşüncesiyle, "yeni bir gözdağı" operasyonuna başladı.

***

Bilgi kirliliğini önlemek üzere, birkaç hususu hatırlatmak isterim.
Yılda en az 5 bin hâkim ve savcı hakkında şikâyet vaki oluyor. Adalet Bakanı Sadullah Ergin, bugüne kadar toplam 69 hâkim ve savcı ile ilgili dinleme kararı alındığını açıkladı. (Herhalde, bu rakamlar, -binlerce şikâyet arasında sadece 69 kişinin dinlenmesi-Ceza Muhakemesi Kanunu ile verilen bir imkânın istismar edilmediğini gösteriyor.)
69'un, 56'sı Ergenekon davasıyla ilgili. Ergenekon soruşturması kapsamında, İşçi Partisi'nde yapılan araştırmada, bu partinin Genel Sekreteri Nusret Senem'in bilgisayarında 50'yi aşkın hâkim ve savcının numaraları bulundu. Veli Küçük'ün ajandasında ve bazı ihbar mektuplarıyla telefon dinleme kayıtlarında elde edilen bilgiler, bilgisayardaki telefon numaralarıyla birlikte değerlendirilip, gereğinin yapılması için Adalet Bakanlığı'na müracaat edildi. (Telefon numaralarının İşçi Partisi'nde yakalanması, kimi hâkim ve savcının isminin Küçük'ün ajandasında, ihbar mektuplarında ve telefon konuşmalarında geçmesi, kuvvetli bir şüphe doğurmaz mı?)
Telefonların dinlenebilmesi için, şüphe altındaki kişilerin, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, kasten öldürme, işkence, cinsel saldırı, uyuşturucu, ihaleye fesat karıştırma, rüşvet, silâhlı örgüt, casusluk ve suç işlemek amacıyla örgüt kurma gibi eylemlerle ilişkilendirilmesi lâzım. (Ergenekon'la ilişkili görünmek, 135'inci maddede aranan şartlara uymuyor mu?) Abdurrahman Yalçınkaya, hukuk devleti ilkelerini korumak adına yola çıktığını söylüyor ama parti kapatma meselesini Demokles'in kılıcı gibi iktidar partisinin tepesinde sallandırmanın, hukuk devleti ilkesine zarar verdiğini acaba göremiyor mu?

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN