NAZLI ILICAK

Dinç Bilgin'in ağzından "tutucu İzmir"

DTP konvoyu ile girişilen arbede dolayısıyla, bayram öncesi İzmir çok tartışıldı. Bu olaylar çıkmadan birkaç gün önce, Dinç Bilgin, "www.egesonsoz. com" isimli internet sitesinde Gönül Soyoğul'a verdiği röportajda, İzmir'i şöyle tarif ediyordu:
"İzmir, zaten bir göçmen şehri. Önce Girit'ten kaçanlar gelmiş, arkasından Balkan göçmenleri, sonra da meşhur mübadele olmuş; Rumları göndermişiz, Yunanistan'dan Türkler İzmir'e yerleşmiş. Ondan sonra da İzmir, Anadolu'dan göç almaya başlamış. Bütün mesele, daha önceden gelmiş olanlar, daha sonradan gelenlere ters bakıyor İzmir'de. İzmir eskiden, hangi devirde olursa olsun, zamanın ruhunu en iyi anlayan şehirlerden bir tanesiydi. O büyük değişimin şehriydi. Dolayısıyla, ilk demokrasi denemeleri, Serbest Fırka, en fazla İzmir'de güçlendi. Arkasından Demokrat Parti, ardından da Turgut Bey'in, Özal'ın en fazla güçlendiği şehirdir İzmir. Zamanın ruhunu iyi kokluyordu. Bugün koklayamıyor maalesef. Tutucu, yeniliğe, değişikliğe kapalı, değişiklikten korkan bir şehir olmuş."
Bu noktada, gazeteci Soyoğul, Dinç Bilgin'e itiraz ediyor. Soyoğul'un kullandığı argümanlar, sadece İzmirlinin değil, İstanbul'daki bazı çevrelerin de benimsediği görüşleri yansıtıyor. Soyoğul, İzmir'in kendisini değişikliğe kapatmasında, AK Parti iktidarının rolü olduğunu söylüyor: "Kendi içine kapanma, genellikle savunma durumlarında olur. Eğer siz temel noktalarda canınıza kastedildiğini düşünüyorsanız, ilk düşünceniz canınızı kurtarmaktır. Kapanmaktır. Öyle değil mi?"
Dinç Bilgin, İzmir hakkındaki kanaatini anlatmaya devam ediyor: "İzmirli, kendisini Anadolu'nun diğer şehirlerinden farklı, daha ileride, daha Avrupalı gördü. Yeni iktidarın, hayat tarzına tehdit olduğunu varsaydı, ondan ürktü, ondan korktu. Bu korkuları önleyebilecek bir medya organına da sahip değildi..."
Soyoğul, tam bu noktada yeniden müdahale ediyor: "Tam tersine, o korkular medya tarafından körüklendi."
Bilgin, "İşte ben de onu söylemeye çalışıyorum" dedikten sonra şöyle devam ediyor: "Ama İzmirlinin korktuğu, hayat tarzına tehdit olarak gördüğü yeni parti, 7 senedir iktidarda. 7 senedir ne Türkiye'ye irtica geldi, ne de İzmirli kızlar kapandı; ne de İzmirli kızların etek boylarına karışan oldu."
Gazeteci Soyoğul gene itiraz ediyor: "Olmadı ama İzmir'in duruşundan olmadı belki de bazı şeyler..."
İşte Bilgin'in cevabı: "Değil, değil. Türkiye'de de olmadı. İzmir bana göre gereksiz bir paranoyaya kapıldı; o paranoya İzmir'i zamanın ruhundan kopardı. İzmirlilerin ilericilik zannettikleri şey, tutuculuğa dönüştü. Türkiye'nin en ulusalcı şehri oldu meselâ İzmir; bu bana acı geliyor. Ergenekoncu şehir oldu. İzmir ki, Demokrat Parti'nin kalesi, Adalet Partisi'nin kalesi, ANAP'ın kalesi... Birden böyle ulusalcılığa dönüşmesi bana acı veriyor. Eski gücü olsaydı, AKP'nin karşısındaki siyasi hareket İzmir'den başlardı; İzmir'den yeşerirdi. Şimdi ise öyle bir iklim yok. Meselâ İzmir, demokratik açılıma karşı. İzmirli arkadaşlarımda genel hava bu. Hepsi son derece tutucu, memleket bölünür korkusuna düşmüşler. Kürt vatandaşlarından korkan, çekinen bir İzmirli düşünemiyorum. Türkiye'nin demokratik açılımında, İzmir öncü olmalıydı. Kalbi, ruhu, beyni İzmir'de olan bir basın organı (eski Yeni Asır gibi) bana göre bunu sağlayabilirdi. Basın, İzmir'i dönüştürebilirdi."

***

Dinç Bilgin, sadece zamanın ruhundan kopan İzmir'i değil, değişime ayak uyduramayan başka kentlerdeki çevreleri de anlatıyor aslında. Bir göçmen şehri olan İzmir, hayat tarzına tehlike oluşturduğunu gördüğü için Anadolu'dan gelen göçmenleri benimsemiyor. AK Parti'ye tepkisi de, kendisine benzememesinden kaynaklanıyor. İşte bu paranoyaların etkisi altında, İzmir, ilerici özelliğini kaybediyor; sıradanlaşıyor, küme düşüyor. Keza, aynı paranoyaları yaşayan başka kentlerdeki benzer çevreler de...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN