NAZLI ILICAK

Düşünelim

Kafes haberi medyaya yansıyınca, Genelkurmay Başkanlığı bir açıklama yapmıştı. Baktık, 2 gün önce yeniden bir bildiri yayınlamış ve gene basını suçlamış. Karargâhın içi cuntacı kaynıyor, nedense Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamalarda, bu kişiler hakkında "şüpheli" sıfatı dahi kullanılmıyor. Buna mukabil, şeffaflık adına olayları takip eden medya, her vesileyle hedef tahtasında. Bu defa, gene sormuşlar: "Soruşturma 5 Kasım 2009'da başladı ve 24 askeri personel ifade vermeye gönderildi. Gerçek bu iken, olayın 19 Kasım günü medyaya servis edilmesinin nedenleri üzerinde düşünülmelidir."
Oysa cevabı basit: Hadise örtülsün istenmiyor. Kamuoyunun, yasadışı işlerin takipçisi olabilmesi için, medya kanalıyla bilgi veriliyor.
Şahsen ben, üzerinde düşünülmesi gereken başka konular buldum: Çeşitli teknik araştırmalarla sahici olduğu anlaşılan Özden Örnek günlükleri için neden sahte denilmişti? Şemdinli' de sivil mahkemenin 39 yıla mahkûm ettiği astsubaylar, daha ilk celsede askeri mahkeme tarafından nasıl tahliye edilmişti? Dursun Çiçek'in planına "Kâğıt parçası" diyenler, ıslak imzalı aslı ortaya çıkınca, ne gibi bir duyguya kapıldı? Korku, endişe, mahcubiyet... Korkunç plandan sorumlu olan Çiçek'in görevde kalması, düşündürücü değil mi? Evet düşünülmelidir... Ama kim neyi düşünmelidir? Bence, Genelkurmay Başkanlığı, biraz da, kendi yanlışlarını oturup düşünmelidir.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN