NAZLI ILICAK NAZLI ILICAK

Ahmet Kaya'yı andık

İki hafta önce önemli bir etkinliğe katılmış ama bahsedememiştim. Oysa, 10 yıl sonra Ahmet Kaya'yı anmak, çok anlamlıydı. Hele, onun, Magazinciler Derneği'nin toplantısından ağır cümlelerle ve çatallarla salon dışına çıkarılmasından sonra. Tek başına Ahmet Kaya örneği bile, Türkiye'nin nereden nereye geldiğini gösteriyor.
Ahmet Kaya'nın duyduğum ilk şarkısı, "Bana bir şeyler anlat; içim çok sıkılıyor" idi. Âlem gece kulübünde Aldo söylerdi; o kadar etkilenmiştim ki, araştırdım ve Kaya'ya ait olduğunu öğrendim. O tarihlerde, Ahmet Kaya dar bir çevrede tanınırdı. Sonra diğer şarkılarını da merak ettim. Özellikle, ses tonu beni çok etkiledi.
Anma gecesinde, birbirinden güzel eserleri dinleme fırsatını bulduk.
Ben Anadoluyum: "Kaç bin yıldır yağmur akar gözlerimden, / Yine de ıslanmadı bir tek gün bile kirpiklerim. / Kapına geldim beni bağışla / Kapına geldim."
Ağladıkça: "Ağladıkça ağladıkça, dağlarımız yeşerecek. / Görecek göreceksin... / Ağladıkça ağladıkça güneşi tutacağız."
Beni vur: "Bir ince pusudayım / Bu gece zehir zemberek / Bir yolun sonundayım / Sessizce tükenerek / Ben senin ellerine ulaşamam dardayım / O masum hayallere dalamam ölmekteyim / Oysa ben bu gece yüreğim elimde / Sana bir sırrımı söyleyecektim / Şu mermi içimi delmeseydi eğer / Seni alıp götürecektim / Beni vur / Beni onlara verme / Külüm al uzak yollara savur."
An gelir: "Paldır küldür yıkılır bulutlar / Gökyüzünde anlaşılmaz bir heybet / O eski, o eski heyecan ölür / An gelir biter muhabbet / Şarkılar susar heves kalmaz / Şataraban ölür."
Yüreğim kanıyor: "Birer yolcuyduk aynı ormanda kaybolmuş; / Aynı çıtırtıyla ürperen birer serçe / Hep aynı yerde / Karşılaşırdık tesadüf bu, birer tomurcuktuk hayatın kollarında / Birer çiğ damlasıydık bahar sabahında, gül yaprağında / Dedim ya hiç yoktan susturuldu şarkımız."
Biraz da sen ağla: "Akşamlar hep böyle biter / Hep böyle dertli biter / Evli evine gider / Kuşlar yuvaya döner / Bir de sen gitme / Bir de sen gitme içimden"
Öyle güzeldi ki şarkılar, şiirler ve öyle güzel insanlar samimiyetle bu eserleri seslendirmişti ki, gece uzayıp gitsin istedim.
Hatta bazı dizeleri Twitter'da izleyicilerimle (followers) paylaştım. Kaya aleyhinde yapılan propagandanın maalesef hâlâ etkili olduğunu gördüm. Hani bazı CHP'liler, Ahmet Kaya'yı ülkeyi bölüp parçalamak isteyen bir şair, bir sanatçı gibi göstermiş, Kemal Kılıçdaroğlu'nun, onun mezarını ziyaret etmesini eleştirmişti ya... Benzer tweetler aldım. Yüreğim burkuldu.
Anma gecesinde oynatılan Ahmet Kaya belgeselinde, yaşanan acı olaylar, atılan çirkin manşetler, rencide edici yorumlar... hiçbiri unutulmamıştı. Hürriyet, "Vay şerefsiz vay" diyordu. Fatih Altaylı, "Parayı veren Ahmet'i alır" diye yazıyordu. Ve Ahmet Kaya'nın cümleleri: "Bir gün Kürtçe şarkı söylemek isteyen bir adamın ülkeyi bölmek istemediği anlaşılacak. Ölmeden anlaşılmak isterim." Ve son bir sözü: "Vatansızlıktan üşüyorum." Keşke, Ahmet Kaya, TRT Şeş'i görebilseydi.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.