ŞELALE KADAK ŞELALE KADAK

İzni alabilselerdi, işe yaramayan 900 bin klima satacaklardı!

Kapalı mekanlarda sigara içilmesine son veren yasanın yürürlüğe girmesine günler kala, sigara endüstrisinin ve restoran sahiplerinin gizli çırpınışlarından ve de başta Sigara ve Sağlık Komitesi Başkanı Prof. Dr. Elif Dağlı gibi dumansız bir Türkiye için savaş veren koca bir ordudan söz etmek istiyorum bugün.
Doğrusu Prof. Dr. Elif Dağlı'yı dinledikçe ve de özellikle bir çok restoran sahibinin bakanlık katlarında yasayı delmek için verdiği mücadeleyi duydukça, Türkiye için üzülüyorum.
Netice de bu restoran sahipleri, söz konusu kendi çocuklarının sağlığı olduğunda, mangalda kül bırakmayan, kimini de yakından da tanıdığım insanlar.
Ama işte söz konusu başkalarının sağlığı olunca; rahatlıkla, "Özellikle şu şu özelliklere sahip klimayı kullandığınız takdirde, sigara dumanı kimseyi rahatsız etmeyecek" gibi inandırıcılıktan uzak beyanlarda kolayca bulunabiliyorlar.
Oysa ki anlamadıkları bir şey var.
O da bir biri ardına ülkeler kapalı alanları sigara dumanından kurtarırken, sigara endüstrisi ve onların gizli savaşçıları denemediklerini bırakmamış ama karşılarında, sigara karşıtlarının yaptırdığı bilimsel raporları bulmuş, yani hiçbir şey elde edememişler.
Elif Dağlı diyor ki, 'Hayal güçleri sıfır! Nelerle karşılaşacağımızı biliyorduk. Türkiye dünyayı takip ediyor. Sigara endüstrisi hiçbir şey yapmıyormuş gibi görünüyor. Oysa seçtikleri sözcüleri var. Sigara içilen alanlar içeri de bırakılsın ve klima yerleştirilsin, nargile barlar dışında kalsın diye yapmadıklarını bırakmadılar. Ama başaramadılar."
Peki aslında birilerine milyonlarca dolar kazandıracak üstelik de hiç işe yaramayacak olan klima olayı Türkiye'de nasıl cereyan etti?
Dağlı anlatıyor:
"Restoran dernekleri birini avlamaya çalışıyor. Yapamıyorlarsa, bir tane sahte bir dernek kurup, içine birkaç tane restoran sahibi koyuyorlar. Ve sonra onlardan birine bir klima şirketi kurdurtuyorlar. Satmaya çalıştıkları öyle bir klima ki güya müthiş teknolojik ve sigara dumanın çaresi. Şirketi kuranın ağzına şu bal dökülüyor:
'Bütün bu işletmelerin bu klimayı kullanması gerektiğini biz kanuna koydurturuz. Siz bu konuda diretin.'
Düşünün bu klimayla ilgili olarak ABD'de bir rapor açıklandı ve dendi ki hiçbir klima gazı ve partikülleri arındırmıyor, dolayısıyla bunu denemeyin. Sonuçsuzdur. Fransa'da bu klima meselesi ortaya çıktı. Ama ispat edilemedi. Olmadı. İşte Türkiye'de de denen bu. Sigara içenlerle içmeyenler aynı ortamda olacak, ortada klima olacak! Biz çok uğraştık ve değiştirdik kanunu. Sigara firmaları delirdi tabii. Restoran sahipleri bakanlığı sıkıştırıyor, aylardır kavga veriyordu. Ama bir sonuç alamadılar. O sırada öğrendik ki Rekabet Üst Kurulu'na bir klima ithalatı için başvuruda bulunulmuş. Ertesi gün apar topar ithalat izni geri çekildi! İzni alabilselerdi 900 bin klima satacaklardı!"
Düşünebiliyor musunuz, biri çıkıp da bunlara inansaydı ve yasada bu yönde bir değişiklik olsaydı, birileri bu işten milyonlarca dolar kazanacak, insan sağlısı ise büyük bir yara alacaktı. Neyse ki Türkiye bu konuda herkesi şaşırtacak sertlikte, hiç taviz vermiyor. Türkiye, dünyada bu kapsamda sert bir yasa çıkaran 6'ıncı, Avrupa'da ise İrlanda ve İngiltere'yle birlikte üçüncü ülke.
Neticede öyle ya da böyle tüm dünya için son tarih 2012. Herkesin imzaladığı bir yasa var. Artık herkes anladı ki sigara içme odası diye bir şey olamaz! Hadi sigara içmek için o odaya girenleri boş verelim. Peki ya orada çalışan insanlar. Sizin bir sigara içmek için dahi dayanamadığınız ortamlarda 8 saat boyunca çalışmak zorunda olan insanlardan söz ediyorum. Araştırmalar göstermiş ki, kapalı ortamlarda sigara içiminin yasaklanmasından sonra söylendiği gibi iş yerlerinin karı falan da azalmamış. Yani hepsi koca bir yalan!

Sırada evler var

Sigara dumanı zehirli bir gaz ve kimse bu gaza maruz kalmamalı. Aslında daha önemli bir konu var. O da evlerin durumu. Elif Dağlı'nın verdiği bilgiye göre, Türkiye'deki evlerin yüzde 75'inde sigara dumanına maruz kalan çocuklar var. 'Ama' diyor, Dağlı, 'Bu konuya girmiyoruz. Gündemi saptırıyor. Şimdi biz 19 Temmuz'a kilitlendik. Evlere daha sonra geleceğiz."
Bence de bir an önce ev konusuna girilmeli. Şimdi nasıl ki uçakta sigara içildiği günleri hayal bile edemiyoruz, yakında çocukların olduğu evlerde sigaranın içilmesine bir şey demediğimiz için büyük üzüntü duyacağız.
Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN