ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

İşsizliğin yalın hali

Dünya Ekonomik Görünümü Raporu: "İstihdamdaki toparlanmaya rağmen, işsizlik 2011'de de yüksek seyretmeye devam edecek."
FED'in Bej Kitabı: "Ekonomideki toparlanma yaygınlaşıyor ancak istihdam yaratmadaki zayıflık sürüyor."
IMF: "Küresel ekonominin önündeki en büyük sorun, işsizlik."
Türkiye İstatistik Kurumu: "İşsiz sayısı 3 milyon 591 bin ve işsizlik oranı % 14.5 oldu. Genç nüfusta işsizlik % 25.9 ve kayıtdışı istihdam % 42.3 seviyesinde. İşsizlerin % 49.7'si, bu krizde işten kovduklarımız."
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan: "Bundan sonra toplam işsizlik, her ay daha da azalacak. Birkaç yıla kadar, kriz öncesi döneme geri dönecek."
Sanayi ve Ticaret Bakanı Nihat Ergün: "İşsizliğin tek başına çözümü, birini bir yıl süreyle yanına almakla işsizlik çözülür diye bir fikir kimsede yok. Sayın Başbakanımızda da böyle bir fikir yok. Bizde de yok."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan: "İşadamlarımız 'Ben nasıl daha fazla kazanırım' derken, orada insanımızın sömürüsü yapılıyor, emek sömürüsü yapılıyor." TOBB İstihdam Zirvesi bildirisi: "Dün 3 milyon kişiye istihdam yaratan özel sektör, bugün 1.5 milyon kişiye istihdam sağlayamaz mı?" İşsizlik rakamlarının ekonomi gündemini belirlediği "dün"de gündeme gelen açıklamaları alt alta yazdım. Yalnızca Başbakan'ın sözleri, geçen haftaya dair. Diğer iç ve dış gelişmeler, çok taze.
Düşünüyorum da şu işsizler olmasaydı "bizler" ne yapardık? "Bizler" dediğim, işsizler üzerinden kendini var eden herkesi kastediyorum. Öncelikle "küresel ekonomi iyi de şu işsizler olmasa" diyen IMF.
Ardından "patronların işi tıkırında ama işsizlere henüz iş yok" diyen FED.
Sendikalar "işi olmayan giremez" düsturu gereği zaten işsizleri "sistem hatası" kabul ediyor ve kapsama alanı dışında bırakıyor. Haklarında bu kadar laf üretilen ama çözüm üretilmeyen başka bir kesim var mıdır acaba? Organize olmadıkları, seslerini duyuramadıkları için "onlar adına" konuşanlarla doluyor kulağımız. TOBB, 1 milyon 300 bin üyesine "fazladan 1 istihdam" yaratma sözünü asla hatırlamıyor.
Geçen hafta esnafı "değiştiren, dönüştüren, destekleyen" ESDEP projesini dinledik ve 1 milyon 900 bin esnafın krizden çıkış sürecine hazırlandığını öğrendik. Esnafın da yeni işler yaratma sürecindeki rolünü kavradık. Fakat kavrayamadığımız, işsizler hakkında bu kadar lâf üretilmesine rağmen neden hiçbirimizin taşın altına elini koymadığıdır.
Sosyal sorumluluk yapacağım diye ortalığa dökülmüş, ondan bundan "şeref nişanı" alarak medyada boy gösteren yığınca holdingimiz, işadamımız var.
Yazılanlara söylenenlere bakacak olursanız iş dünyası bu gidişle "yüksek başarıdan" ölecek. Bizimle "başarılarını" konuşmaya pek meraklı patronların "ekonomi canlanıyor, hele ki bizim firma, dünya başarılarına gebe" gibi beyanlarına bakıyorum. Ekonomi sayfaları, yeni yatırımlar, girişimler, projeler ve küresel başarılardan geçilmiyor.
Geçen yıl bu vakitlerde iş garantili meslek kurslarını yazıp çiziyorduk. Söylenen, "her işi yaparım abi" modelindeki işsizlerimizin, bu kurslar sayesinde "nitelikli işgücü" haline dönüştürüleceğiydi.
Kayıtlısı kayıtsızı toplam 6 milyon işsizin 12 ayda "nitelikli" hale getirilmesi için gereken 8 milyar lira civarındaki kaynak için arayışlara dahi girmiştik. Sonra gördük ki ortada kaynak değil, idrak sorunu varmış.
İş garantili meslek kursları, mesleği ne kadar garanti etmiştir bilinmez ama işi garantilemediği ortada. İşsizlerimize nitelik kazandırmak tamam da şimdi sıra onlara iş yaratmaya gelmedi mi? Şu sıra sosyal sorumluluk projeleri arayan firmalar; sanayi ve ticaret odaları, genç işadamları dernekleri...
Türkiye'yi kurtarmaktan vazgeçip, işsizlere iş kazandırmaya kafa yorsalar nasıl olur acaba?
Mesela firmalar, öncelikle bizzat kendilerinin işsiz bıraktığı "çalışanlarını geri çağırmayı" düşünmez mi?
Biz büyüyelim de işsizlik nasılsa çözülür diyenlerimizi dinledik dün.
TOBB'un istihdam zirvesinde havanda su dövdüğümüz de bundandır.
Yarın da havanda dövdüğümüz bu suyu, elekle taşırız artık.
Ama ya işsizler?
Beklesinler...
İşleri güçleri yok nasılsa...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN