ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Mudi baskısı olmadan asla!..

Mudi; parasını bankaya emanet eden kişiye verilen ad. Şimdilerde "banka müşterisi" diyoruz.
Eskinin mudisi; "paranı yatır, vadesinde gel al" hizmetinin ötesinde fazlaca beklenti taşımazdı. En fazla kumbara ve birkaç hediye, hepsi bu kadar.
Zaten bankonun banka tarafında değilseniz adınızın da önemi yoktu, size kısaca "mudi" denilir, bir hesap numarasından daha fazla değer taşımazdınız.
Sonra bilgi ve iletişim teknolojileri geldi. Önce mudileri ete kemiğe büründürdük. Herkesin bir adı oldu. Bununla da kalmadı, harcama alışkanlıklarınız, borcunuza sadakatiniz ve yüzlerce farklı hizmetin sunulduğu biri haline geldiniz.
Hizmet arzındaki bu zenginliğin bir bedeli olacağını biliyorduk fakat faturanın bu noktalara taşınacağını asla tahmin edemedik. Oysa her mudinin bankaya maliyeti 3 cent'e kadar indirgendiği ortamda, ister banka binasından ister sokaktan işlem yapmış olun; fahiş bedel ödüyorsunuz.
Meşhur "taksi havaleye karşı" benzetmesiyle gündeme gelen bu akıl&insaf dışı ücretler konusunda "yetki kimde?" tartışması süredursun, faturanın bizzat "mağduru&muhatabı" mudilere büyük iş düşüyor.
Şükür ki rekabet var ve mudi, akıl dışı ücretleri dayatan bankalar karşısında çaresiz değil. Babacan işaret etti, TBB rapor hazırladı, BDDK görüş bildirdi.
Yasa değişikliği olsa dahi işe yaramayacağını anlıyoruz. İpler Merkez'de ama atacağı adımı bilmiyoruz.
Yasa yapıcılar, hükümet ve ekonomi bürokrasisi bu "yüksek iştahı makul düzeye çekmeye" gayret ededursun sorun ancak, mudilerin hak arayışıyla çözülebilecek gibi geliyor bana.
Tüketici örgütleri ne için var zaten!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.