ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Marka duasına çıktım ama...

Niyet ettim marka olmaya...
Ama ne mümkün? Allah bizi örtülü reklam yasasından korusun. Zira bu yasa bir tuhaf... Yerli şirketin adını ağzına alsan kızar, iPhone dersen aldırmaz.
Biliyorum ki ülkemin markaya ihtiyacı var. Bunu biz yapmasak (yapamazsak) kim yapacak? Yerlisi varken yabancıya gerek yok deriz. Yerli firmamın tanıtıma ihtiyacı var deriz ama adını zikretsek, "örtülüden ceza" tepemize biner.
Hele Tüketiciyi Koruma Kanunu var ki...
Kimi koruduğu belli değil.
Ama tüketiciyi de üreticiyi de korumadığı aşikâr.
Yazanlar yasağı öyle yazdılar ki değil küresel, yerli marka dahi olamazsın.
Yasağın adı "Ticari Reklam ve Haksız Ticari uygulamalar", maddesi 61 ve 4'üncü bendi;
Demoklesin Kılıcı gibi, basının tepesinde asılı durur; "reklam olduğu açıkça belirtilmeksizin yazı, haber, yayın ve programlarda, mal veya hizmetlere ilişkin, isim, marka, logo veya diğer ayırt edici şekil veya ifadelerle ticari unvan veya işletme adlarının reklam yapmak amacıyla yer alması ve tanıtıcı mahiyette sunulması örtülü reklam olarak kabul edilir. Her türlü iletişim aracında sesli, yazılı ve görsel olarak örtülü reklam yapılması yasaktır.
Peki cezası? Ulusal TV ise çeyrek milyon lira, yazılı ise 150 bin liraya yakın. Marka düşmanı yasa, uygulayıcısının elinde 10 katına kadar çıkabilir. Sesini çıkaramazsın çünkü, şirketi tanıtırken logo kullanmışsın veya adını zikretmişsin.
Yabancı lider çıkar, elinde kahve bardağıyla G-20'de 20 dakika, 5 milyarın izlediği kapanışta kendi markasını aşikâr eder.
Örtmeye dahi gerek duymadan...
Onun markasını diline pelesenk etsen, canlı yayında zikretsen, çarşaf çarşaf manşet yapsan haber sayılır.
Fakat bir açılış töreninde, benim liderimin arkasında bir yerli marka hastanenin adı görünüyor diye gazeteye ceza kesmeye kalkar. Niye?
Örtülü reklam tanımına girmişizdir. Küresel arenada kaliteyi yakalamış yerli cep telefonu Vestel diyemezsin, fakat ıPhone kuyruğuna girenleri logolu filan tam sayfa yazsan, sesi çıkmaz hiçbir kurumumuzun...
Kaldı ki büyükler, finansal güçlerini kullanıp reklam verebilirken buna gücü yetmeyen KOBİ'lerin başarısını dünyaya duyurmaya kalksan, "örtülü reklam" diye cezalandırılırsın.
Oysa onların reklam verecek güce erişmeleri için desteklenmesi gerekmez mi?
Geçenlerde bir arkadaşım güçlü şirketlerimizi yeterince tanıtmadığımız için ülkemizin kayıplarından söz ediyordu. Oysa şirketlerimizin bilinirliği artmalı ki daha kolay marka olsunlar, krediye daha kolay ulaşsın, daha iyi şartlarda ortak bulsun, ihracat yapabilsinler.
Marka duasına çıktım ama Allah beni kendi şirketlerimi marka yaparken ceza yağmurundan korusun.
Amin!
BİZE ULAŞIN