ŞEREF OĞUZ ŞEREF OĞUZ

Kapatıp gitmek yok

İstanbul coğrafyasındaki dünya kentlerinde, karayolu yanı sıra raylı sistemler ve deniz yolu alternatifleri de eşit oranda gelişiyor. Deniz ulaşımı toplam kent ölçeğinin % 9'u olması gerekirken, İstanbul'da bu oran, % 4.3 civarında ve alacak çok yolumuz var.
Pasifik Yüzyılı'nın omurgası "Kuşak-Yol" projesinin orta koridorunu elinde bulunduran Türkiye olarak Boğazları üstten 3, alttan 3'er kez geçiyoruz. Yetmiyor, Çanakkale'ye köprü yolda ve Osmangazi Köprüsü ile Körfez geçişi, sadece Bursa-İzmir'i değil, Batı Anadolu'yu hızlı ulaşılabilir kılacak.
Osmangazi Köprüsü öncesi burada geçişi İstanbul Deniz Otobüsleri (İDO) sağlıyordu. İDO, 2011'de 861 milyon $'a özelleşti. Hükümet, Osmangazi Köprüsü'nün hizmete girdiği tarihte geçiş fiyatının 35 $+KDV, yani 42 $ olmasını planlamıştı. Tepe- Akfen- Souter- Sera konsorsiyumu, hesaplarını bu fiyat üzerinden yaptı.
Ancak köprü açıldıktan sonra durum değişti. Köprü geçişi önce 27$, ardından 17$'a indirildi. İDO'nun amiral gemisi şirket gelirinin %42'sini Eskihisar- Topçular hattından sağlıyordu. 2015'te 108 milyon $'a kadar çıkan gelir, 2017'de 22.6 milyon $'a gerileyiverdi.
Genel Müdür Necmi Rıza Bozantı, yardımcısı Suzan Demet Öztürk ve Pazarlama Müdür Hande Ergün ile İDO'nun bu soruna hukuki süreçler yanı sıra geliştirdikleri çözümleri tartıştık.
Bozantı "2016'da 7.9 milyon araç, 44 milyon yolcu taşıdık. Ciro 568 milyon lira oldu. 2017'de araç sayısı 6.2 milyona, yolcu sayısı 34.5 milyona indi. Ciro 450 milyon liraya geriledi" özetini verdi.
Peki, İDO'nun gelecek planları? Bozantı "dükkâ kapatıp gitmek yok" diyor ve ekliyor: "2018 için EBİTDA'yı 34 milyon $'a çıkarmayı hedefledik. İç hatlarda sefer azalttık. Maalesef 100 personel çıkardık. Bir yandan açtığımız davaların sonuçlarını bekliyoruz. Diğer yandan Güney'den Yunan adalarına gitmek gibi farklı hatlar açmayı düşünüyoruz."
Bana göre İDO, İstanbul'un kent değerlerinden biri ve bırakın Yunan adaları gibi farklı coğrafyaları, bu kentte dahi henüz doymamış deniz ulaşımında geliştirilecek yığınca proje var. Deniz ulaşımı doyuma ulaşmadı ve yasal sürece saplanmak yerine alternatif üretmek daha mantıklı.
Neticede ülke ekonomisinin 4'te birini üreten İstanbul'da trafiğe yeni çözümler üretemezsek, kent kalp krizi geçirir. İşyerine gidemeyen insanlar, yerine ulaşamayan siparişler, aksayan toplantılar... Emek saat kaybı, ürün kaybı, sinir kaybı da cabası...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN