MELİHA OKUR

Uzunyol: Borsa kayda girmektir!

Dev şirketler ülkelerinde yarattıkları, "Şirket devrimleriyle" bugünlere geldi. Ünlü gelecek bilimci Francis Fukuyama konuyla ilgili ülke modellerini analiz etti. "Her ülke kendi kalıplarıyla güven modelini geliştirdi" dedi ve bu konudaki birikimini, "Güven" adıyla yıllar önce bir kitapta topladı. Bu kitapta her ülkenin deneyimi var. Bir tek Türkiye yok. Çünkü Türkiye olarak kendi "Şirket modelimizi" bir türlü yaratamadık.
Bizim AŞ yolculuğumuz Osmanlı'nın çöküş dönemine denk düşüyor. Hatta o dönemde kurulan ve bugün Tat Konserve'nin içinde işlem gören Kartal Makarna gibi örnek vereceğimiz bir yığın şirket hâlâ İstanbul Menkul Kıymetler Borsası'nda (İMKB) işlem görüyor. Elbette Osmanlı'dan bu yana devam eden şirketlerimiz var. Ama Türkiye'nin büyük sanayileşme dalgası Atatürk döneminde başladı.
Fakat bir türlü çıpayı yükseltemiyoruz. Nedense, Türkiye'nin sanayileşmesi ve ticaret yolculuğu ile şirketlerinin örgütlenme biçimi örtüşmüyor.
Şirket tarihimizde Koç Holding, İş Bankası, Akbank gibi geleneği temsil eden ve bir elin parmaklarını geçmeyecek sayıda özel şirketlerimiz var. Bu şirketlerin öyküsünü bilmeliyiz.
Çünkü çoğu Türk-Yahudi ortaklığıyla kuruldu. Arçelik, Aygaz ve Marshall gibi şirketler bu dönemin ürünü. İyi yönetildiler.

***

Geçen hafta Çengelköy'deki Macar Feyzullah Paşa Köşkü'nde Marshall'ın "Osmanlı Renkleri" adını verdiği yeni ürünlerinin tanıtımında bir dönem Marshall'ın beyni olan İsmet Uzunyol'la karşılaşınca ister istemez şirketler tarihine odaklandım. Kendisini Marshall'ın iki patronundan biri olarak yıllar önce tanımıştım. Şimdi Marshall'ı oğlu Feridun Uzunyol bir profesyonel olarak yönetiyor. Marshall çoktan farklı bir yolculuğa çıkmış. İnovasyon yapıyor. Renk tarihini yaratıyor. Bir yıl boyunca Osmanlı sanatı uzmanı Serdar Gülgün'le birlikte Osmanlı lokumu, akide şekeri, kahvesi ve şerbeti üzerine çalışılmış. Bu ürünler özel boyaya dönüştürülmüş. Ortaya "Osmanlı Renkleri" adı verilen bir boya koleksiyonu çıkmış. Katma değer yaratılmış.
Marshall'ı 1954'te yanık yağları motor yağı haline getirmek üzere ABD'li Marshall Haywood ile Yorgi Toprakçıoğlu kurmuş. Sonra boya devreye girmiş. Marshall ailesi hisselerini satmaya karar verince, şirketin muhasebecisi İsmet Uzunyol, ortaya çıkan sermaye açığını kapatmak için çok ortaklı bir yeni bir model denemiş. Ortak olmak isteyenlere, "Size 10 sene yüzde 25 kâr vereceğim" demiş. Ayrıca sermaye artırımlarında da bedelsiz hisse vereceğini duyurmuş. Ve, 234 kişiyi ortak olmaya ikna etmiş. Kendisi de risk alıp şirketin ikinci büyük ortağı olmuş. Marshall, 1990'da İMKB'de işlem görmeye başlamış. 1998'de ise hisselerin büyük çoğunluğu bir dünya devi olan Akzo Nobel'e satılmış.
***

Bir ülkede sermaye kıtsa, ortaklar hisse satmak istiyorsa, yeni ortak bulmanın ve büyümenin bir tek yolu var.
O da tabana yayılmak. Halka açılmak. Bu noktada 88 yaşındaki Uzunyol diyor ki; "Biz zamanında borsaya girdik. Borsa kayda girmek demektir. Borsaya giren şirketler daha açık ve şeffaf olduğu için piyasada rahat çalışıyorlar."
Ancak rakipler halka açık değilse ne oluyor? Anladığım kadarıyla Akzo Nobel, rakiplerinden rahatsız. Şirket bilgilerini elde etmelerinden hoşnut değil. Küçük hissedarların hisselerini geri almayı düşünmeye ve tartışmaya başlamış.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN