MELİHA OKUR

Mal sahibi, mülk sahibi, hani bunun esas sahibi!

Vay be! "Varlık Barışı" sayesinde bir çırpıda 7.1 milyar dolar geldi. Maliye Bakanlığı ile Gelir İdaresi'ni kutlayalım. Para gelirken işlem vergisi bile ödenmiş. Demek ki, dergilerin ve gazetelerin "en zengin" dediği zenginleri "üçe katlayan zenginler" var bu ülkede... Elbette zengini bol ülke insanı olmak güzel bir şey.
Ama kim bu milyarder işadamı?
Bu parayı nasıl kazanmış? Para, İsviçre'de mi, yoksa başka ülkelerde mi istiflenmiş? Bunu kim merak etmez?

***
Kulislerde konuşulanlara kulak tıkamamak gerekiyor. Diyorlar ki, "Bu gizemli milyarder İstanbul Büyük Mükellef Vergi Dairesi'ne kayıtlı. Dış ticaret ve uluslararası müteahhitlik yapıyor, pek çok alanda çalışıyor. Yılların tecrübesine sahip." Biliyoruz, vergi mahremiyeti nedeniyle dikkatli olmak zorundayız. Ama gelen para çok büyük. Karadan, havadan, denizden mi geldi? Sonuçta 7.1 milyar doları TIR'la, uçakla, trenle getirmek kolay değil ki! Özel koruma ister.
Konuşulanlara göre, para transferi artık kolay. Dünyada 8 binden fazla bankanın bir araya gelerek oluşturduğu elektronik transfer (SWIFT) sistemi işi çözüyor. Paranın gelişiyle ilgili kambiyo mevzuatı açısından da bir sorun yok. Bu noktada kulislerde, "Para İsviçre'den banka üzerinden hesaba yattı. GAP'ta yatırım yapılacak" diye konuşuluyor. Sanırım, demokratik açılım desteği bu olsa gerek...

***
Sözü uzatmayalım.
Gelen paranın detayı beni zerre kadar ilgilendirmiyor. Ancak, "Mal sahibi, mülk sahibi hani bunun esas sahibi?" diye sormazlar mı? Çok net. Ben, "Bu para kara para mı? Yoksa kayıt dışı mı", bunun peşindeyim. Bir Türk vatandaşı olarak paranın kimin tarafından getirildiğine bakmıyorum. Bu paranın nasıl kazanıldığını öğrenmek istiyorum. Kabul, tek kalemde çok cesur bir hareket yapıldı. Ya 7.1 milyar doları getiren kendinden çok emin; kaynağını izah edebiliyor... Ya da çok iyi formüle edilmiş bir operasyon...
Etik açıdan baktığımda bu para sıkıntılı para... Sonuçta "Varlık Barışı" bir çeşit vergi sigortası! Ama bu paranın kaynağının açıklanması hem toplumu hem de parayı getiren işadamını ileride sıkıntıya sokmamak açısından önemli. Atalarımız boşuna, "Ak akçe kara gün içindir..." dememiş.

***
Diyecekler ki paranın rengi mi olur?
Olur, hem bal gibi olur. Özellikle 'kara'nın çeşit çeşit tonu var. Son küresel krizle birlikte ülkeler kara paraya karşı ciddi mücadele veriyor. Para aklama operasyonlarına karşı çıkıyor. En kara parayı aklamak için yüzde 50'yi aşan oranda komisyon ödeyenler yakından izleniyor. Dolayısıyla paranın rengi küreselleşmenin üçüncü aşamasında her ülke için en kritik konu. Bilginize...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN