GALİP ERCAN ÖZTÜRK

Bundesliga örneği ve futbolumuzun marka değeri!

Cuma akşamı televizyon başında hem İstanbul Büyükşehir Belediye- Beşiktaş hem de Wolfsburg- Stuttgart karşılaşmalarını izledim. İkisinin de ortak özelliği liglerinin açılış maçları olmalarıydı.
Kendisi sevimsiz olan Olimpiyat Stadı'nda tatsız, tuzsuz bir açılış vardı. Türkiye'nin en büyük stadında ne bir tören, ne bir tanıtım, ne de futbol izledik.
İstanbul'daki maçın başlamasının üzerinden yarım saat geçtikten sonra TRT 3'ü açtım. Wolfsburg-Stuttgart maçı başlamak üzereydi. İki takımın oyuncuları rakip takımın formasını giymiş minik taraftarların ellerinden tutarak sahaya geldiler.
Ortada kocaman bir Bundesliga amblemini yine minik taraftarlar tutarken, ligde yer alan 18 takımın bayraklarını elinde tutan bir grup ise sahada muhteşem bir gösteri yaptılar. Sonra iki küçük bayan taraftar Wolfsburg'un şampiyonluk tabağını sahaya getirdiler.
Ardından nefis bir havai fişek gösterisi. 18 takımın (B.Dortmund'u eski Galatasaray Teknik Direktörü Sigi Held temsil ediyordu) eski yıldızları yan yana tüm tribünleri selamladılar. Opera sanatçısı Edward Gauntt'un sesinden Alman milli marşını tüm tribünler dinledi. Benzer gösterileri bizim de yapabildiğimizi 5 gün önce yine Olimpiyat Stadı'nda izlemiştik. Wolfsburg'un 30 bin kişilik stadı tıklım tıklım doluydu. Çünkü seyirciler maça gittiklerinde hem futbol şöleni hem de sporun güzelliklerini izleyeceklerini biliyorlardı.
Bu yüzden Almanya Ligi'nde bir önceki sezon 38 bin 975 olan seyirci ortalaması geçen yıl 41 bin 904'e yükselmişti.

ORTALAMASI 42 BİN!
Bundesliga, 8 yıldır seyirci ortalamasını sürekli yükseltti. Geçen yıl ortalama bilet fiyatının 20 Euro (yaklaşık 40 TL) olduğu ligdeki 306 maçın ortalama seyirci sayısı 41 bin 904 (Toplam 12.8 milyon seyirci) olmuştu. Ortalamada bir sezonluk artış 3 bin kişiyi bulmuştu.
Tekrar Olimpiyat Stadı'na döndüğümde ise koskoca statta açılış maçında sadece 6 bin kişi vardı. Üstelik stat kapıları maçın başlamasına 5 dakika kala tribünlerin bomboş kalması nedeniyle açılmıştı. Şeref Tribünü'nde herkes pek neşeliydi. Futbolumuzda yaşanan erozyonun, tribünlerden seyircinin neden uzaklaştığının ya farkında değillerdi ya da bunu umursamıyorlardı. Keyfim iyice kaçtı ve yeniden TRT 3'ü açtım, bir gün de marka değerinin gerçekten arttığı, tribünlerinin Almanya gibi dolduğu bir Turkcell Süper Lig hayal ederek.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN