AYŞE ÖZYILMAZEL AYŞE ÖZYILMAZEL

Avaz avaz susmak

Susma! Sustukça, ko-nu-şu-yo-sun!
Hadi birbirimizi kandırmayalım; ortada susmak isteyen biri varsa, susar. Çenesini kapatır, ağzını bıçak açmaz.
Hiçbir canlı ondan bir kelime bile alamaz.
Haklı mıyım? Bence evet.
Konu nereye gidecek? Hoop bakınız; oyuncu Nurgül Yeşilçay.
Malumunuz, kendisi cuma günü altı yıllık eşi Cem Özer'den boşandı.
Hiç evlenmemiş biri olarak evlilik ahkâmı kesemem amaaaa ayrılan kadından anlarım. İşte bu benim uzmanlık alanım.
Aaa... İyi mi, şimdi aldı beni bir düşünce. Şu kısacık ömrümde amma ayrılık sahnesi çekmişim be. İtiraf saatim geldi tutmayın beni dostlar; sanırım ben ayrılmak için âşık olanlardanım.
Bu sabah gazete bayisinden GEO dergisi Aralık sayısını aldım (Şubat sayısını alma imkânım varmış gibi, bu ne gereksiz bir belirtmedir). Bir kadınla erkeğin siyah beyaz burun buruna fotoğrafının süslediği GEO'nun kapak konusu; "İlişkinin kimyası".
Yan başlık da şu; "Aşkı kalıcı kılan nedir?"
Henüz derginin jelatinini açmadım. Şuracıkta masanın üstünde bana pis pis sırıtıyor. Ben de ona "yemezler" bakışımı atıp "Cevabı biliyoruz oğlum, aşkı kalıcı kılan tek şey ayrılıktır" diyorum.
Flaş flaş! Ayşe'nin hazin sonu; bir zamanların hayat dolu kızı şimdilerde dergiyle konuşuyor. Orada neler oluyor?
Neyse, ne diyordum? Hah! Ayrılmak için âşık oluyorum. Çünkü o hesaplaşmaları, sonrasında çektiğim acıları, pişmanlıkları seviyorum. Çünkü ben sadece ayrıldığım zaman aşkı anlayabiliyorum. Sadece ayrılıkla aşkı yaşayabiliyorum.
İşte sırf bu yüzden yerli yersiz bir dolu ayrılık karem mevcut ve ayrılmış kadını bir dakikada okurum, neyi var neyi yoksa dökerim.
İddialıyım, dikkatinizi çekerim.
Dönelim yazının başına. Cem Özer ve Nurgül Yeşilçay'a.
Hiç uzatmadan, ortalığı karıştırmadan, 20 dakikada boşandılar işte. Beyoğlu Adliyesi çıkışında mikrofonlar uzanınca siyah gözlüklerinin ardına saklanan Nurgül Yeşilçay şöyle dedi: "Ben elimden geleni yaptım. Şimdiye kadar çocuğumu düşündüğüm için sustum. Susmaya da devam edeceğim.
Herkes ne olduğunu biliyor. Yaşananlardan dolayı üzgünüm."
İyi de güzel ablacığım, alınma gücenme, o güzel gözlerini devirme ama sen şimdi susmadın ki. Bildiğin avaz avaz bağırdın.
Hadi tek tek gidelim. "Ben elimden geleni yaptım." Bu ne? Gayet insani, vicdan temizleyici, kendini aklayıcı bir cümle.
Sonraki cümle "Şimdiye kadar çocuğumu düşündüğüm için sustum." E bu da bir annenin yapabileceği en doğru şey.Annedir, evladı önce gelir.
Devamı; "Susmaya da devam edeceğim." İşte demecin dönüm noktası. "Susma" eyleminin arka arkaya cümlede geçmesi. Yani aslında hiç de susmak istememenin belirtisi.
Ve grand finale doğru doksana gol; "Herkes ne olduğunu biliyor." Anam! Hemen döndüm yanımdaki arkadaşım Yasemin'e: "Yasemin Nurgül-Cem ikilisi neden boşandı? Herkes ne olduğunu biliyormuş." Tabii cevap alamadım.
İşte "Nurgül'ün son vuruşu" diye ben buna derim. "Herkes ne olduğunu biliyor" eşittir "Bana bak adam beni delirtme, asabımı bozma yoksa eteğimdeki taşları dökerim" demektir. Ayrıca cümle âleme susuyormuş görüntüsü verirken inceden "Bu Cem ne haltlar karıştırdı bir bilseniz, hiçbir kadın dayanamazdı" mesajını çakmaktır.
Besbelli Cem Özer bir bombaya imza atmıştır da nedir, nedir? Ey okur, sen düşün dur. Herkesin bildiği ne olabilir ki?
Ve Nurgül'ün küllerin içinden kaçarak yaptığı kapanış cümlesi; "Yaşananlardan dolayı üzgünüm." Burada da üzgün kadını vermiş, üç cümlede leşi yere serip olay mahallinden ayrılmış. Bravo!
Şimdi kimse bana başka şey söylemesin. Ne olmuştur bilemem ama Nurgül Yeşilçay çok kızgın çok.
Allah kolaylık versin. Gelecek bölümde de kadının kendini baştan yaratmasını, erkeğin dağılmasını izleyecek miyiz dersiniz.
Bence kesinlikle evet!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.