ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Çözüme giden yolun taşları

İçişleri Bakanı Beşir Atalay'ın dün düzenlediği basın toplantısını tarihçiler "Türkiye Cumhuriyeti tarihinde bir kilometre taşı" olarak değerlendirecekler.
Çünkü, Atalay hem "Devlet adına" sorunun adını koydu, hem çözüm çerçevesini çizdi, hem de çözümün ipuçlarını verdi.
Cumhurbaşkanı Gül'ün ve Atalay'ın açıklamaları birlikte değerlendirilirse Kürt sorununda devletin geldiği nokta şöyle özetlenebilir:
Bu sorunu Türkiye çözecek.
Bu soruna Türk modeli çözüm bulunacak.
İlki, daha önce de yazdığımız gibi, Kürt sorununun kendi irademizle çözülmesi anlamına geliyor. Yani, dış güçlerin, yabancı dinamiklerin işe karışmalarına fırsat vermeden çözme kararlılığını yansıtıyor.
İkincisi ise Türkiye koşullarına uygun bir çözüm, Türkiye'ye özgü bir formül geliştirileceği mesajı veriyor. Doğru; ne Bask, ne İskoçya, ne İsviçre veya Belçika modelleri Türkiye gerçeklerine uygun çözümler olabilir. Hatta Irak'ın ve İran'ın Kürt sorununa buldukları veya bulacakları çözümler bile Türkiye'de geçerli olamaz. En azından rejim ve devlet sistemlerinin farklılığı nedeniyle.
Özetlersek, hiç değilse çözümün hangi temellere oturtulacağını artık biliyoruz: "Türkiye'nin iradesi" ve "Türk modeli."
Sıra "Subasman" ilkelerine geldi:
Bu sorun Türkiye Cumhuriyeti'nin birliğine, devletin tekliğine, vatanın bölünmez bütünlüğüne zerrece halel getirmeden çözülecek.
Bu sorun Türkiye Cumhuriyeti halkını oluşturan tüm kesimlerin desteğine dayalı olarak çözülecek.
Bu sorun hak ve özgürlüklerin alanının genişletilmesiyle, bir başka deyişle, daha çok ve daha kaliteli demokrasiyle çözülecek.
Bu sorun sadece devlet kurumlarının değil siyasi kadroların da mutabakatıyla çözülecek.
Bu sorun Türk halkının iradesinin temsil edildiği Türkiye Büyük Millet Meclisi çatısı altında çözülecek.

Meclis'te özel bir komisyon
Özellikle son iki koşulun yerine getirilmesi hayati önem taşıyor. Ancak, "Siyasi kadroların mutabakatı" ve "Meclis çatısı altında çözüm" sadece iktidarın yetki ve sorumluluğuyla yerine getirilemez. Elbette girişim hükümetten gelecek ama Meclis'te temsil edilen tüm partilerin; hatta Meclis dışındaki bazı önemli partilerin de ellerini taşın altına koymaları şart.
Bu da önce tüm partilerin "Çözüm" ün kaçınılmazlığını kabul etmelerini, ardından da "Nasıl bir çözüm düşündükleri" sorusunu yanıtlamalarını gerektiriyor.
Soruna "Türk halkının iradesinin tecelligâhı olan" Meclis'in çatısı altında çözüm aranması sürecine ancak ondan sonra geçilebilir.
Bize göre, Meclis'te çözüm için de Kürt sorunuyla ilgili özel bir komisyon kurulması şart. Tüm formüller, tüm açılımlar ve reformlar önce tüm partilerin temsil edileceği bu komisyonda değerlendirilmeli. Hatta komisyon da öneriler hazırlayabilmeli.
Tüm bu koşullar yerine getirilirse Türkiye, Kürt sorununu kendi özgür iradesiyle ve Türk modeliyle çözmüş olabilir.
BİZE ULAŞIN