ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Vatana dönüş

Beni yaşlandırdın sen genç kaldın / Ama ben de gençtim, bunu iyi biliyorsun / Ağacımın yapraklarını sen döktün / Bahar gitti sen sonbaharı getirdin...
Bir kocanın eşine sitemlerini yansıtan bu dizeler Kürt müziğinin dillere destan parçalarından "Ez kal kirim"in ilk dörtlüğünün Türkçesi.
Değerli gazeteci- yazar Günay Aslan'ın çevirisinden aktardık.
"Ez kal kirim"i söyleyen ses dün Türkiye saati ile 10.40'ta Atina'daki bir hastanede sustu. O ses, Aram Tigran'dı.
Annesini de, babasını da tehcir kasırgası önüne katmış, Sason'dan Kamışlı'ya sürüklemişti. Kürtler'in "Ape" (Amca) dedikleri Aram Tigran, 1934'te o Suriye kentinde dünyaya geldi. Müzik eğitimini duvarcı olan babasından aldı. 15 yaşına geldiğinde babası "Haydi bakalım, ekmeğini kazanmaya başla" diyerek eline bir cümbüş tutuşturdu. Düğünlerde çalıp söylemeye başladı. Gerek derlediği, gerekse bestelediği şarkılar hep Kürtçeydi. Baba vasiyeti olduğunu söylerdi. "Evlat" dermiş Tigran usta, "Hayatımı bir Kürt kurtardı, Kürt müziğini yücelt ki, minnet borcumuzu bir nebze olsun ödeyebilelim..."
Evet, Kürt müziğini gerçekten yüceltti. Ama zaman içinde repertuarına Türkçe, Ermenice, Arapça, Asurice, Süryanice, Zazaca ve Yunanca şarkılar da ekledi. Hatta saydığımız dillerin hepsinde besteler yaptı.
Özetle tam bir "Mezopotamya evladı"ydı. Türkülerin kardeşliğini anlatarak halkları kardeşliğe çağırıyordu. Halkların kardeşliğini yitirmenin bu coğrafyaya ne bedeller ödettiğini kavrayabilmek için "Sarı Gelin"i bir de ondan dinlemelisiniz.

"Beni Diyarbakır'a gömün"
Kamışlı'da başlayan hayat yolculuğunun Erivan'a, oradan Avrupa'nın çeşitli kentlerine, son durak olarak da Atina'ya uzanması, zaten bu coğrafya halklarının ortak kaderi olan "Hiç bitmeyen göçler"in somut ve hüzünlü bir örneği değil mi?
İşte o son durakta, üç gün önce evinde fenalaştı, bir ara kalbi durdu, hastaneye yetiştirilip yoğun bakıma alındı ama kurtarılamadı. Önce beyni öldü, sonra da kalbi.
Bir şarkısında "Rabe lawo em herin welatexu" diyordu, yani "Haydi yavrum vatanımıza dönelim..."
Bu dileğini vasiyetine aktardı, ölümünden önce yakınlarına "Beni Diyarbakır'a gömün" dedi.
Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi, Aram Tigran'ı vatanına getirmek için hemen harekete geçti. Ailesi kabul ederse ve Türk bürokrasisi de bir sorun çıkarmazsa, Diyarbakır'daki Mardinkapı Mezarlığı'nda toprağa verilecek. Yazar Mehmed Uzun'un hemen yanındaki kabirde.
Dileriz ailesi kabul eder ve umarız bürokrasi sorun çıkarmaz.
Son olarak, bir sitemimizi ve bir beklentimizi aktaralım.
Sitem: Bizim bu yazıyı hazırladığımız saat 17'ye kadar hiçbir Türk haber ajansı Aram Tigran'ın ölümünü duyurmadı. Haberleri mi olmadı, haber değeri mi bulmadılar; günahları, veballeri boyunlarına.
Beklenti: Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay bu toprakların değerli evladı ve büyük sanatçısı için bir başsağlığı mesajını herhalde esirgemez.
Huzur içinde yat Aram usta. Sesin ve şarkıların bu diyarda sonsuza kadar yankılanacak...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN