ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Pakistan ve İran

Bu, "Siz bu satırları okurken..." diye başlayan kimbilir kaçıncı yazımız olacak. Evet, "Siz bu satırları okurken" biz yeniden yollara düşeceğiz. Başbakan Erdoğan ve heyetiyle birlikte.
Bu kez güzergâhımız Pakistan ve İran... Dünyanın iki netameli diyarı. Yakın coğrafyamızın Batı'ya en uzak, en soğuk, hatta en düşman iki ülkesi: ABD karşıtlığında her yıl rakipsiz olarak rekor kırıyorlar. Aynı zamanda, Pakistan ve İran, hem iç, hem de dış düşmanlarıyla boğuşuyorlar,

Pakistan cephaneliği

Pakistan, sınırların büyük ölçüde kâğıt üstünde kaldığı coğrafyasında Hindistan'la yarım yüzyıldır genellikle soğuk ama zaman zaman ısınan savaş halinde. Aşiretlerin yarısının bu tarafta, diğer yarısının öbür tarafta yaşadığı Afganistan'la da sürekli kriz halinde. İçte ise Afganistan'da başlayıp şimdi Afganistan'dakini bile sollayan Taliban hareketiyle cebelleşiyor. (Not: Aslında Afganistan'daki Taliban hareketi Pakistan'daki medreselerde doğdu. O Afgan "Öğrenciler" şimdi Pakistanlı radikallerin öğretmenleri oldu.) Bizim yola çıktığımız saatlerde Pakistan ordusunun Veziristan bölgesinde Taliban milislere karşı başlattığı topyekûn hücum dördüncü gününe girmişti ve gerek sivil, gerekse askeri yetkililer durumun vahametini gizlemiyorlardı: "Ya Taliban tehdidini ortadan kaldıracağız ya da Pakistan merkezi yönetimi büyük ölçüde ortadan kalkacak..."
İran'a gelince... Malum; rejimin "Varlık sorunu" ya da "Hayat-memat meselesi" gördüğü nükleer enerjiye erişim programı nedeniyle yıllardır Batı'yla bilek güreşi yapıyor. Bir yandan da PKK ile savaşıyor, Halkın Mücahitleri örgütünün eylemlerini göğüslemeye çalışıyor. Ve nihayet son cumhurbaşkanlığı seçiminin tartışmalı sonuçlarının tetiklediği, Batı'nın teşvikiyle hem giderek güçlenen, hem de Kum'daki ulemanın önemli bölümünün desteğiyle manevi-siyasal meşruiyet tabanı güçlenen demokratik muhalefeti frenlemek için ter döküyor.

Belucistan'a dikkat!

Ve başlarındaki bunca dert yetmezmiş gibi Pakistan ile İran şu sıralar birbirine de düştü. Belucistan'ın İran bölümündeki (Not: Ciddi bir Sünni azınlığın yaşadığı bu bölgeye "Sistan Belucistan" deniyor) kanlı saldırı sonucu.
18 Ekim'de bu eyalette Devrim Muhafızları'nın yerel aşiretlerle düzenlediği asayiş toplantısı sırasında, bir intihar saldırısı yapıldı. Canlı bomba kendisiyle birlikte aralarında Devrim Muhafızları'nın bazı üst düzey komutanlarının da bulunduğu 40-60 kişiyi havaya uçurdu. Eylemi bölgede faaliyet gösteren ayrılıkçı Sünni örgütü Cundullah üstlendi.
Ancak İran'a göre saldırıların arkasında Pakistan istihbaratı var. Karanlık planları ve kanlı eylemleriyle ünlü Pakistan istihbarat örgütü ISI'nin bazı ajanları. Ve bir de hepsinin arkasında, asıl aktör olan ABD.
İran bu bölgede daha önce meydana gelen terör saldırılarında da ABD'yi işaret etti. Örneğin geçen 28 Mayıs'ta Sistan Belucistan'ın Zahedan kentinde bir camiye düzenlenen ve 25 kişinin ölümüne yol açan saldırıda. Ve de 14 Şubat 2007'de yine Zahedan'da 11 kişinin öldüğü bir başka saldırıda.
En önemlisi, İran 2007'deki saldırının ardından ABD parmağına ilişkin bazı belgeler ve kanıtlar öne sürdü. Gerçek mi, iftira mı bugün bile tartışılıyor.
Ama bu tartışmalara hep bir haritanın gölgesi düşüyor: Amerikalı Yarbay Ralp Peters'in ünlü "Kan sınırları" haritası. Hani NATO'nun Atina'daki toplantısında masaya serilince Türk subaylarının topluca salonu terk ettikleri malum harita.
İşte o haritada, Avrasya bölgesinin yeniden biçimlendirilmesi projesi kapsamında Sistan Belucistan'ın İran'dan koparılması ve Pakistan'ın Belucistan bölgesiyle birlikte bağımsız devlete dönüştürülmesi öngörülüyor ya da öneriliyor.
Ne önemi mi var bu coğrafi fantezinin? Hiiiç. Tabii Orta Asya petrolünü ve doğalgazını Afganistan üstünden Hint Okyanusu'na ulaştıracak boru hatlarının Belucistan kıyılarında son bulacağı hesaba katılmazsa...
Başta da dedik ya; "Siz bu satırları okurken" biz netameli bir coğrafyada yol alıyor olacağız...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN