ERDAL ŞAFAK ERDAL ŞAFAK

Çekler ve çoklar

Uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarından "Moody's" alarm zillerini çalıyor: "2010'da gelişme yolundaki ülkelerde başlayıp gelişmiş ülkelere de yayılabilecek sosyal kargaşadan kaygı duyuyoruz."
Neden? Çünkü hem gelişmiş yani zengin, hem de gelişmekte olan ülkelerde işsizlik korkutucu boyutlara ulaştı.
Çünkü hem gelişmiş, yani zengin, hem de gelişmekte olan ülkelerde yoksulluk sınırının altında yaşayan ailelerin sayısı çığ gibi artıyor.
Ve çünkü işsizlik ve yoksulluk, her zaman mahşerin iki atlısı oldu.
"Moody's"den önce IMF de aynı uyarıyı yaptı. IMF'ten önce OECD'den de benzer uyarı geldi. OECD'den önce Uluslararası Çalışma Örgütü de alarm verdi...
Örneğin İngiltere'de çalışma çağındaki 2.5 milyon kişinin işi yok. Buna her ay 200 bin kişi daha ekleniyor. Umutları tükendiği için iş aramaktan vazgeçenler hesaba dahil değil. Daha vahimi; neredeyse her üç İngiliz ailesinden biri yoksulluk sınırının altına düştü. İnsanların sabırları taştı taşacak. Daha geçenlerde gençler sokağa dökülüp işsizliği protesto ettiler.

City'nin tehditleri
Ama bu tablo "City"nin, yani Londra'nın finans merkezinin umurunda değil.
City'deki bankaların ve bankacıların tek dertleri var: "Bonus"lerini, yıl sonu ikramiye veya prim çeklerini kurtarmak. Halk geçim derdiyle uğraşırken krize ve sosyal patlama riskine omuz silkecek kadar bencilleşmiş bankacılar sonunda hükümeti isyan ettirdi: 25 bin sterlini aşan "Bonus" lerin yarısına vergi olarak el koymaya karar verdi.
Sen misin ikramiyeleri, yıl sonu çeklerini budayan? Tehdit yağdırmaya başladılar: "Çeker gideriz..."
Hatta "Çekip gidiyoruz" diyenler bile çıktı. "JPMorgan Chase"in patronu Jamie Dimon, İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling'e telefon edip, hükümet geri adım atmazsa Londra'daki Avrupa merkezini başka diyarlara taşıyacağını bildirdi. "Barclays" sıraya girdiğini açıkladı. "Goldman Sach" ise Madrid'e taşınma planları yapmaya başladı...

Bankacılar silahlanıyor
ABD'de 17 milyonu aşkın aile karınlarını doyurmaya yetecek gelire sahip değil. Bir tas çorba için hayır kurumları önünde kuyruğa giriyorlar. Bu her 7 aileden birinin açlık sınırı altında yaşadığı anlamına geliyor. ABD'de ayrıca işsizlik yüzde 10'u geçti.
Neredeyse son 50 yıldır görülmemiş bir oran.
"Sosyal kargaşa" tehlikesine karşı silahlı kuvvetlerin bir bölümü sessiz-sedasız şehirlerde görevlendiriliyor. Ülkenin bir numaralı bankası olan "Goldman Sachs", sokağın öfkesine karşı önlem olarak çalışanlarını silahlandırıyor. Özellikle de üst yönetimdekileri.
Ama aynı "Goldman Sach" yüklü yıl sonu ikramiye çekleri hazırladı. "Morgan Stanley" ve "JPMorgan Chase" de öyle. ABD'nin bu üç büyük bankasının toplam 29.7 milyar dolar ikramiye dağıtacakları söyleniyor. Bankacı başına ortalama 250.400 dolar. Bir Amerikalı ailesinin ortalama yıllık gelirinin (50.303 dolar) beş katı.
Başkan Obama'nın uyarıları, kamu vicdanını rencide edecek bencillikten kaçınma çağrıları umurlarında bile değil. "Yıl sonu çekleri Wall Street kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır" diyerek bildiklerini okuyorlar.
Özetle New York'ta, Londra'da -küresel krizin sorumlusu olan- bir avuç bankacı yeni yıla çok sıfırlı çeklerle girecekler. Ve Moody's'in, IMF'in, OECD'nin "Dikkat; sosyal kargaşa tehlikesi büyüyor" uyarıları buza yazılmış yazıdan öte bir anlam ve önem taşımayacak.
Çağımıza damgasını vuran bencillik bizi gerçekten ürkütüyor...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.