TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Ayşe Arman.. Pozları.. Kocası..

"Ayşe Arman'ın resimlerini hiç yazmadın" dedi arkadaşlarım.. "Hangi resimleri" dedim..
Bir bakın Hello'nun kapağına.. Ordaki kadın Ayşe'yse ben de George Clooney'yim.. Nihat Odabaşı bu ülkenin gururlarından bir fotoğraf sanatçısı.. Ama herkesin, hepimizin bildiği Ayşe Arman'ı çekmek yerine, kendi kafasındaki, benim tanımadığım bir kadını yaratmayı tercih etmiş.. Makyajından başlayan yanlış, fotoğrafa bilgisayarla müdahale edilmesiyle (Photoshop) devam etmiş ve ortaya hayali bir kadın çıkmış..
Ben ortada bir Ayşe resmi görmedim ki, yazayım..
Resimleri geçin..
Pozlara gelelim.. Onları tartışmam bile..
"Ayşe soyunmuş. Dekolte resimler çektirmiş" diye duyduğunuzda şaşırdınız mı? "Vay canına" diyen oldu mu içinizde..
Ya da bir iki komplekslinin "Bunları gündemde olmak için yaptı" deyişine katılan..
Ayşe bu yahu.. Dünyanın bildiği Ayşe bu.. Kız kalemi eline aldığı günden beri kendini saklamadı ki.. Kız ortaya çıktığı günden beri "Bu toplumun kuralları bu.. Ben bu kurallar içinde yaşamalı, bu kurallar içinde yazmalıyım" demedi ki..
Onu "Özgür" Ayşe olarak tanıdık.. Özgür Ayşe olarak sevdik.. Bazıları nefret de etti, o da ayrı..
Ama Ayşe hep Ayşe olarak kaldı..
Bu resimlerdeki Ayşe çıplaklığının benim için zerre sürprizi yok. Hatta aslına bakarsanız kısıtlamış bile.. Belden yukarının çıplaklığı, hele bugünlerde doğal.. Gidin güneye tonla topless.. Turist murist değil.. Bizimkiler..
Ayşe memelerinin başı görünmesin diye özen sarf etmiş kapak resminde.. Görünse ne olacaktı ki?..
Haaa.. Ömer ne diyor?..
Esas tartışma bu.. Kadın soyunmuş, tamam da, kocası ne diyor?.. Ne diyecek?..
Ne diyebilir ki?..
Ayşe'yi istemeye Betül Hanım (Mardin/ Kayınvalde) gitmedi.. Kızı hamamda görüp oğluna beğenmedi..
Ömer, Ayşe'ye evlenme teklif ettiğinde, onun nasıl bir kadın olduğunu herkes gibi biliyordu. Bilerek aldı..
Alana kadar tamam.. Aldıktan sonra kıskançlık numaraları.. "Artık şunları yazma.. Artık şöyle giyinme.. Artık böyle resim çektirme.."
Erkeklerin (Aslında kadınların da) en büyük sorunu bu.. Görüp alıyorsunuz.. Ondan sonra başlıyorsunuz yasaklara, kısıtlamalara..
Başaramazsanız mutsuzluk başlıyor. Sonunda ayrılıyorsunuz..
Başarırsanız durum daha kötü.. Bu defa değiştirdiğiniz, kendi yarattığınız kadını "Benim sevdiğim bu muydu" diyor, terk ediyorsunuz..
Ömer bu ülkenin en özgür düşünceli kadınlarından birini sevdi ve aldı.. Ve de mutlular.. Mutluluklarını da, birbirlerini değiştirmeye kalkmamalarına borçlular.. Size ne?..

***

Haa.. Ben karımın böyle resimler çektirmesine izin verir miydim?. Bu bana değil, ona sorulması gereken soru.. İsterse çektirir..
Bekâra karı boşar gibi konuşmuyorum..
Holly'nin tarzına, tavrına hiç karışmadım.. Yıl 1976'ydı.. Yani 33 sene evvel.. O zaman İtalyan Tatil Köyü'ydü, Antalya'daki Fransız Tatil Köyü.. Birlikte ilk tatilimizi orda yaptık.. Plaj, Fransız, İtalyan kızlarıyla doluydu.. Topless güneşlenen..
"Ben de çıkarabilir miyim" dedi Holly.. Omuz silktim geçtim.. Bugün değil, 33 yıl önce..
Dünyanın en seksi kılıklarını aldı, kendisine fevkalade yakıştırdı, giydi ve taşıdı..
Ona gururla baktım, öfke ve kıskançlıkla değil.. Sebep "Güven"di..
Kendime olan güvenim..
Saklayarak, kapayarak tuttuğunuz kadın sizin değildir. Hiçbir zaman da olmamıştır.
BİZE ULAŞIN