HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Masal gibi bir düğün gecesi..

Masallar "Onlar ermiş muradına.." diye biter.. Ne güzeldir o final.. Biz kerevetine çıkarken, gökten düşecek üç elmayı bekleriz..
İşte şarkıdaki gibi bir "Masal gerçek olmuş" en mutlu sonla bitiyor.. Peki o zaman niye hüngür şakırız?..
Melekler gibi güzel, melekler gibi beyaz, melekler gibi tatlı genç kız babasının kollarında ilerliyor.. Gözlerinde yaşlar seller.. Babası, elleriyle büyüttüğü bebeğini, elleriyle, "El"in oğluna vermek için son adımlarını atıyor.. Onun da gözlerinde yaşlar seller..
Ben, bu dünya tatlısı masalın sonuna şahit olmak için ordayım, benim gözlerimde yaşlar seller.. "Bak Neco" dedim.. "Bu ikinci kızını evlendirme.. Ya da evlendirirsen beni çağırma.. Böylesi bir duygu seline daha dayanamam.."
Yıllar gözümün önünden bir film şeridi gibi akıyor.. Yaşların arasında iki minik, iki dünya tatlısı kızı görüyorum.. Babaları Neco ile birlikte Gelişim Yayınlarına gelirlerdi, beni ziyarete, 25 yıl önce.. "Bunlar müthiş kızlar olacaklar Neco" derdim..
"Bunlar büyüyünce dayanılmaz olacaklar. Kız babası olarak yandın.."
Gelişimciler o iki kızı paylaşamazlardı..
Zeynep ve Ayşe, aynen öyle oldular, büyünce gerçekten..
Ve Zeynep'i evlendirdik..
Kimle?..
Sevgili dostum, can kardeşim, bizim maç gecelerinin, Salı yemeklerinin ve Pazar kahvaltılarının değişmezi Kerem'le.. Çöp çatanları da ben sayılırım.. Benim Pazar kahvaltıları onları bir araya getirirdi çünkü..
Kerem, Zeyno'ya Alaçatı Kır Evinde evlenme teklif etmiş. Düğün onun için İnönü Stadı yerine, Kır Evinde yapıldı. Kerem ve Zeyno'nun dostlarına Stadyum da yetmezdi ya..
"40 kişiden başladık, 200'ü aştık" dedi Kerem.. O kadar kişi o minnacık bahçeye nasıl sığdık bilemem.. Ama öyle güzel sığdık ki.. Öyle tatlı, öyle samimi, öyle şirin, öyle sıcak bir düğün oldu ki..
Neco ve dostları İstanbul Gelişim, Atilla, Garo, Uğur başta orda olunca, başka ne olabilirdi ki..
Gecenin yıldızları kırmızı kostümleriyle tam bir masal prensesi Ayşe'yle, Fatih Hocaydı..
Ayşe "Melek" kılığındaki ablasının gecesinde pervane olan bir kızıl "Şeytan"dı, o gece.. Her yere ve herkese yetişti.. Şarkılar söyledi, danslar etti..
Düğün, sessiz sakin gidiyordu, Fatih Hoca sazı eline alana kadar.. Bir coştu, bir coşturdu milleti, ondan sonra tut tutabilirsen..
Konuklar arasındaki Mahmut Özgener'e gidip "Hocayı milli takımın başından al, milli amigo yap, Türkiye'yi yürütür" demek geldi içimden.. Harikaydı hocam.. Muhteşemdi..
O gece her şey muhteşemdi..
Mutluluklar Zeyno.. Mutluluklar Kerem..
Gökten düşen üç elmadan birini Oya'ya verdim.. Zeyno'yu, Ayşe'yi, bu iki pırlantayı doğuran ve yetiştiren anneye..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN