HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

The New York Times ile buluşma..

Siz bu satırları okurken, Sabah ile The New York Times'ın buluşması da gerçekleşmiş olacak.. Bu yazının yer aldığı gazetenin içinde yer alan "The New York Times" ekini zaten görmüş olmalısınız..
Bana sorarsanız, vakit ayırın.. Elinizdeki The New York Times olunca sayfaları çevirip bakacak kısa zaman değil, arkaya yaslanıp keyifle okuyacak vakte ihtiyacınız olacak..
Sabah'ın ülke gazeteciliğine sunduğu farkın farkına ve lezzetine ancak öyle varabilirsiniz..
The New York Times, bakılacak değil, okunacak gazetedir.. Bu ülkede çoktan unutulmuş bir tarz..
"Bizim insanlar okumaz. Okumayı sevmez" damgası ile yaratılan o kısa, o sadece başlık ve alt başlıkların tekrarından ibaret sözüm ona "Compact" denen gazeteciliğin inkarıdır, New York Times..
"İyi yazılırsa, doğru yazılırsa, inandırıcı, güzel, lezzetli yazılırsa, ne kadar uzun olursa olsun okunur"un kanıtıdır.
Gazetenin başlığının altında yer alan "All the news that's fit to print" de bunu anlatır zaten..
Laf gene buraya geldi.. Bu ülkede meğer ne kadar çok İngilizce bilen varmış.. Eline sözlüğü alan "Yanlış"ımı yazmış.. Kimi bana, kimi sitesine, kimi de gazetesine..
Efendim "All the news that's fit to print" benim yazdığım gibi "Bütün haberler basılmaya layıktır" diye tercüme edilmezmiş. "Basılmaya layık tüm haberler" diye çevrilirmiş..
Doğrudur. Tercümeyi, sözlükle, gramer kitabı ile yaparsanız öyle.. Ama gerçek çevirmenlik bu mudur?..
Çevirmenlik, anlamı, özü ifade etmektir, başka dilde okumak zorunda olana..
Bu laf The New York Times'ın niye logosu olmuştur?..
Düşünelim bakalım..
Bir gazete, üstelik adı New York Times da olsa ve hele pazarları kitaptan da kalın yayınlansa, "Basılmaya değer tüm haberler"i yazabilir mi?.
Somali'de belki de kimsenin duymayacağı bir cinayeti yarım sayfa yazıp bana lezzetle okutan New York Times, bilmez mi ki, dünyanın kırk ülkesinde belki de ayni anda benzeri 40 cinayet işlenmektedir. Onlar niye yok o zaman..
Haberlerin hepsi basılmaya değerdir aslında.. Ama hepsinden haberdar olmana da, hepsini yazmana ve basmana da, ne kadro ne sayfa imkanın yoktur. Hiçbir gazete böyle aptalca bir iddiada bulunamaz.. Hele Amerika gibi haber atlatmanın gazeteciliğin temeli olduğu, New York Times'ın da pek çok haberi atladığı bir ülkede, bu kadar inandırıcı olmayan bir logo ile çıkan gazeteye inanan çıkar mı?..
The New York Times'ın iddiası "Fit" sözcüğünün "Uygun" anlamına da dikkati çekerek şudur..
"Bu gazetede yer alan bütün haberler, inanılır, güvenilir, doğru, en az iki taraflı soruşturulmuş, kim, ne, ne zaman, nerde, nasıl sorularına yanıt vermiş, iyi yazılmış, lezzetle okunur olarak seçilmiş, bir dizi editör süzgecinden geçmiş ve sayfaya öyle konmuştur."
Bunun özeti de en tepede "Bütün haberler basılmaya layıktır" garantisini vermektir.
Aptalca, gerçekleştirilmesi maddeten mümkün olmayan, kimsenin inanmayacağı bir palavra iddia değil, gazeteciliğin temel ilkelerine sadakati garanti eden gerçekçi ve güvenilir bir slogan..
Akşam'da Sevgili Nagehan Alçı kardeşim şirin yazısında hafiften dalga da geçiyor..
"Uluç yıllar sonra bu yanlış sloganı Erkekçe dergisinde de kullanmış. 'Bütün yazılar okunmaya, bütün resimler bakılmaya layıktır' desturundan hareket etmiş" diyor.
O yanlış desturla Erkekçe 151 bin net sattı Nagehan..
Bugün piyasadaki 151 dergi, toplam kaç satıyor biliyor musun?..

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN