HINCAL ULUÇ HINCAL ULUÇ

Tecelli'den Abuzittin'e mektuplar

Abuzittincim,
Yahu nedir şu "meslek liselilerin" başına gelenler.. Bi türlü başları dertten kurtulamadı çocukların.. Siyasilerle bürokratların oyuncağı oldular, yazık valla. Eskiden öyle düşünmüyordum ama gidin artık Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne.. Veliler de şu pısırıklıktan kurtulsunlar, çocuklarının haklarını korusunlar.. Nedir bu korkaklık, bu ürkeklik kardeşim. Bak nerden nereye gelindi..
99'lu yıllarda Meslek Liselerinin Avrupa'dakilerin düzeyine getirilmesine karar verildi ve buna paralel olarak da dendi ki "Meslek lisesinde okuyan bi öğrenci, üniversite sınavına girdiğinde mesleği ile ilgili bölümü seçerse (+) puan alsın." Yani diyelim, meslek lisesinde bilgisayar bölümündesin. Okulu bitirince ya kısa yoldan hayata atılacaksın veya kendini daha da geliştirmek istiyorsan, "Ben bilgisayar mühendisi olacam diyorsan" o zaman YÖK'ün sınavına (+) puanla gireceksin. Bu gayet mantıklı değil mi kardeşim. Çünkü çocuk (şimdi de aynı mı bilmiyorum) bir yılı yabancı dil, 5 yıl bilgisayar okuyordu. Dikkatini çekerim o yıllarda düz lise 3 yıl... Bu çocuk 5 yıl okuyor. Neden mesleği ile ilgili bi fakülteye girecekse düz liseliye oranla avantajı olmasın. Bu adam bilgisayar mühendisi olacak. Mezopotamya'nın yüz ölçümünü bilmeye mecbur mu kardeşim?
Ne olduysa Abuzittincim, bir gecede bu değiştirildi, YÖK meşhur "katsayı" kararını çıkartarak meslek liselilerin önünü kesti. Amaç İmam Hatip Liselilerin üniversitelere girmesini önlemekmiş. Bak bak bak, kafaya bak! İyi ki önledin. Şimdi ki kabinenin neredeyse yarısı İmam Hatip'li... Zaten o tarihte İmam Hatipliler, İlahiyat Fakültesine gidebiliyorlardı. Ama öteki meslek liseliler hiç bi fakülteye gidemez oldular. O Kemal Gürüz denilen o zamanki YÖK başkanı, askerleri de aldatarak (YÖK'ün yönetiminde askerler de vardı) bu kaosu yarattı Abuzittincim.
Pek tabii, iletişim meslek liselerinde okuyan çocuklar da diğerleri gibi büyük haksızlıkla karşı karşıya kalmışlardı. Gazeteciler Cemiyeti olarak dönemin Milli Eğitim Bakan Müsteşarı Bener Cordan'a gittik. Cemiyet Başkanı Nazmi Bilgin, yönetim kurulu üyeleri; Savaş Kıratlı, Ümit Gürtuna, Selçuk Sümer, Kemal Karacehennem. Bu isimleri veriyorum olayın canlı şahitleri, Allah uzun ömürler versin hepsi hayatta. YÖK'ün de üyesi olan müsteşar Bener Cordan (O rahmetli oldu) ne dedi biliyor musun kardeşim:
"Evet bu alınan kararla meslek liselilerle ilgili bi hata yaptık. Ben şahsen bazı konulara itiraz ettim. Ama Sayın Gürüz'le aynı fikirde birleşemedik. Her şeye rağmen, bi komisyon kurarak konuyu yeniden inceleyeceğiz. Eski öğrencilerin kazanılmış haklarının ellerinden alınması da iyi olmadı!"
Türk Milli Eğitimi'nin 2 numaralı adamı Bener Cordan hata yaptıklarını Gazeteciler Cemiyeti'nin yöneticelerine resmen, böyle açıkladı Abuzittincim. Üstelik, çocukların kazanılmış haklarının gasp edilerek Anayasal bi suç işlendiğini de orda öğrendik. Meslek liselilerin olayı budur.
Sonraki hükümetler, İmam Hatip meselesini oya çevirme uğruna işi daha da berbat hale getirdiler. On bin hatta yüz binlerce gencin istikbaliyle oynanmıştır Abuzittincim. Gidin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne çatur çutur tazminatlarınızı alın. Bu, kaybolan yıllarınızı geri getirmez ama hiç değilse Türkiye'yi yönetenlerin aklını başlarına getirebilir. Artık, bunun başka bi çaresi yok Abuzittincim.
Münasip yerlerinden öperim kardeşim.
Tarife uygun, haftada bir yazar,
Güneş
tecellister@gmail.com

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.