SEVİLAY YÜKSELİR SEVİLAY YÜKSELİR

Cumhuriyet böyle kutlanmamalıydı!

Her salı olduğu gibi dün de yine epeyce hareketli bir gündü. Önce Başbakan Erdoğan çıktı kürsüye. Ve bir gün önce Cumhuriyet Bayramı kutlamaları nedeniyle Ankara'da yaşanan olaylara ilişkin yorumlarını aktardı uzun uzun. Çok net biçimde koymadı ortaya. Hatta çaktırmamaya da gayret etti ama besbelli onun da canı çok sıkılmıştı yaşanan tatsızlıklara. Her zamanki üslup ve tarz hâkimdi konuşmasına ama satır aralarında kamuoyunda yanlış anlaşılma yönünde bir kaygısı olduğu da çok belirgindi. "Bizim Cumhuriyetle derdimiz yok! Mesele Cumhuriyetse... Cumhuriyet'e en doğru bekçiliği yapan da, yaşatan da bizleriz!" sözlerinin derinliğinde saklı olan anlam buydu. Haklıydı da böyle bir endişeyi taşımakta Başbakan.
Zira gerçekten de kutlamalara konulan yasaklar, engellemeye dönük yaptırımlar sadece ulusalcılarda ve CHP kanadında değil, AKP'ye destek olan kesimlerde bile tepkiye neden oldu. Anlamsız bir yasaklamaydı. Şahsen ben çok şaşırdım gördüğüm manzara karşısında. Yıllarca işçiye yasaklanmış Taksim'i 1 Mayıs'ta emekçiye açan bir hükümetin Cumhuriyet Bayramı'nın kutlandığı bir günde Anıtkabir'e gitmek isteyenleri biber gazı ve barikatlarla durdurmaya çalışmalarına hayret ettim. Ergenekon'un tertibi 2007'deki Cumhuriyet mitinglerinde bile böyle bir uygulamaya gerek duymayan hükümetin bu tavrı herkes gibi bende de hayal kırıklığı yarattı. Başbakan dünkü konuşmasında son derece tuhaf bu duruma neden olan yasaklamaları savunurken kutlamacıların kötü niyetli olmasından bahsetti hep. Dedi ki; "Bunların derdi Cumhuriyeti kutlamak falan değil! Bunların derdi Cumhuriyet üzerinden siyaset yapıp toplumu germek!" İtirazım yok! Tamam haklı olabilir bu yorumunda Başbakan. Ama ne fark eder ki! Yani diyelim ki gerçekten de kutlamacıların niyeti bozuktu. Diyelim ki, CHP başta olmak üzere Ulus'u dolduranların asıl amacı masum bir kutlama yapmak filan değil, Cumhuriyet üzerinden siyaset yapıp, hükümete muhalefet etmekti. Öyle olsa bile ne olur ki? Niyetleri neyse ne! Bize ne Allahaşkına!
Ne aralık demokrasilerde mitinglere izin verilirken niyete bakılır oldu ki!
O zaman hiçbir mitinge izin vermeyin olsun bitsin! Taksim'i de kapatın yeniden kutlamalara. Çünkü oraya gelenlerin içinde de bozuk niyetli çok! Hayır benim anlamadığım Ankara'da kutlayanlar kötü niyetliydi de İstanbul'da ya da diğer şehirlerde kutlayanlar iyi niyetli miydi? Onlara niye izin verdiniz? İzin verdiniz de ne oldu? Ne güzel kutlama yaptı insanlar. Tek bir olay çıktı mı? Tek bir problem yaşandı mı? Oturup tek tek izledim kutlamaları internetten. İstanbul, İzmir, Antalya, Zonguldak v.s... Ellerinde Türk bayrakları ile yürüyenler marşlarla, sloganlarla Cumhuriyet'in kuruluşunu kutluyordu. Kimsenin kötü bir niyeti falan yoktu. Ne oldu yürüdüler de özgürce? Yollar mı aşındı? Ankara'da da izin verilseydi tablo İstanbul'dan farklı mı olmayacaktı? Kötü niyetliler kötülükleri ile yürüyüverseydi bıraksaydınız da! Böyle daha mı iyi oldu şimdi? Yanlış uygulama ve kararlar sonucu, olan Türkiye'ye oldu.
Evet doğru, bir kısmın derdi toplumu germekti ve başarıya da ulaştılar yanlış kararlar sonucu. Gerdiler bi güzel memleketi. İki gündür çok da güzel tadını çıkarıyorlar hükümet desteği ile yarattıkları gerginliğin. Haklılar da! Madem Cumhuriyet bizim. Hepimizin. O halde kimin niyeti ne olursa olsun kutlamalara izin verilmeliydi. Cumhuriyet için kavga eden bir Türkiye imajı yakışmadı birliğimize, bütünlüğümüze ve büyüklüğümüze. Hem de hiç yakışmadı!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN