TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
ENGİN ARDIÇ ENGİN ARDIÇ

Yakalanma geyiği

Futbolcu Ronaldo, Real Madrid'den 94 milyon avroyu kapınca, Paris Hilton'a koşmuş...
"Yakalandı" diyorlar.
"Geceyi Hilton'da geçirdi" yazan da var (otelden kinaye)... Daha kültürlü olsalardı "Hitler gibi Paris'e girdi" diyebilirlerdi.
"Duhul vukuuna" tanık olan da yok tabii, yatak odasına dalacak değilsin ya, "samimi bir pozda" görülmüş o kadar. Belki de sabaha karşı herkes kendi evine dönmüştür, olamaz mı?
Hayır, ille "yakalanacak".
Cinayet mi işlemiş, hırsızlık mı yapmış, ahlak dışı bir hareket mi? Kızı öpmüş, o kadar. Kız on sekiz yaşından küçük müymüş? Zorlama var mı, zorlama? Hayır.
Öyleyse siz neyi yakaladınız acaba?
Bu yakalanma geyiği, çapsız magazincilerin gayretkeşliği olduğu kadar, bu tür çarçur haberlerin asıl tüketicisi olan kenar mahalle kızlarının bilinçaltı tortularının da dışavurumudur. Doğru yere seslendiği, on ikiden vurduğu için de daima iş yapar.
Yetişkin ve sağlıklı bir erkekle bir kadın, bir lokantada akşam yemeği yedikleri, bir gece kulübünde dans ettikleri, oradan çıkıp bir arabaya bindikleri zaman, "yakalanmazlar".
Cinsel ilişkide de bulunsalar, gene "yakalanmazlar". Üstelik ne halt ettikleri de kimseyi ilgilendirmez. Kimse kimseden hesap soramaz, kimse kimseye hesap vermez. Hele ünlüler arasında, futbolcular, sinema, tiyatro, televizyon yıldızları arasında son derece yaygındır bu tür ilişkiler. Kimisi bir gecelik olur ("one night stand" derler, erkek açısından son derece ilginç, kadın açısından hiç de makbul değildir), kimisi uzun sürer.
Ama varoşta yaygın değildir.
Varoş kızı bunu yapmaya kalktığı zaman ya babasına, ya ağabeyine "yakalanabilir". Kimileri öldürülüyorlar da.
Onun için, kendi üzerindeki baskıyı ünlüler üzerinde de hissetmek ister. Kendi küçücük dünyasının "normlarının" o ışıltılı dünyada da geçerli olacağını sanmak, oraya "projeksiyon" yapmak onu rahatlatacaktır.
Magazinciler de bu züğürt tesellisini körüklerler babam körüklerler...
Fakat ülkemizde madalyonun bir de arka yüzü vardır: Babası ya da kendisi yeni para kazanmış gençlerimiz ve onlardan beslenen profesyonel kadınlarımız da, tam tersine, "yakalanmak" için çırpınırlar... Bir gece kulübü çıkışında üzerinde motora takılmış otuz flaş birden patlayınca, zengin çocuğu kendini Amerikan başkanı gibi hisseder, beş para etmez işkembeden bir herif olduğu halde önemli bir kişi olduğu sanısına kapılır. Kolundaki çaçula da bu reklamla fiyatına zam yapacaktır. "Çekmeyin lan çekmeyin" cümlesinin Türkçe tercümesi, "çekin, daha çok çekin, hepsini yayınlayın" şeklindedir.
Bu kez yakalanma olayının yaşandığı yer bir Batı ülkesi, tüketildiği yer Türkiye.
Orada bireyler özgürdür, burada değildir. Burada birey daha yeni yeni ortaya çıkmaya başlamıştır üstelik.
Magazin tüketicisi olan kıt akıllı, kıt eğitimli bayanlar, birey değildirler.
Magazin üreticisi olan arkadaşlarımızın düzeyleri de epey tartışma konusu oluşturabilir hani...
Hadi, siz yakalamaya, okuyanlar doyum sağlamaya, yakaladığınız insanlar da hepinize acıyarak gülmeye eğlenmeye devam!
BİZE ULAŞIN