Onca memleket meselesi çözüm için beni beklerken(!), tuttum "Kindle" konusuna daldım efendim...
Bu Kindle dedikleri, bir tablet... Tablet gibi bir minik bilgisayar... Kitap okumaya yarıyor! Elektronik kitap okuma aracı. Fakat ciltsiz bir kitaptan bile daha hafif. Ceket cebine değilse de palto cebine, kadın çantasına rahatlıkla sığıyor.
Eskiden yalnız Amerika Birleşik Devletleri içinde satılırdı, şimdi artık dünyanın birçok köşesine gönderiyorlar. "Amazon'da" satıyorlar (nehirde değil tabii)... Hediyesi 259 dolar, yani bizim parayla, posta masrafı da dahil, 450 kâğıda falan alırsınız. Yaygınlaştıkça daha da ucuzlayacaktır.
Kablo yok, anten yok, telefon çevirme yok, kontör montör derdi yok. Kindle, Amerika'daki merkezine "kafadan" bağlı.
Bir düğmeye basıyorsun, altmış saniye içinde istediğin kitap uzaktan kumandayla gelip bu tablet bilgisayara yükleniyor. Her kitap için ödeyeceğin para da, o kitabın perakende fiyatının altında, genellikle 10 dolar dolaylarında.
Dağ başında, deniz kenarında, nerede, günün hangi saatinde istersen, bas düğmeye, istediğin gazete, kitap ya da dergi bir dakika içinde elinde!
Mucizevi bir icat!
Kaç kitaba ulaşabilirsiniz bu araçla, biliyor musunuz? Tam 350 bin!... Fakat depolama kapasitesi maalesef çok daha düşük, yalnızca 1500 kitap sığdırabiliyorsunuz(!)...
Kötü haberim de şu, bütün bu "girizgâhtan" sonra: Kindle, Türkiye'ye henüz gelmedi. Buraya servisi de yok. Ama günün birinde, yakın zamanda mutlaka gelecek.
Ve de devrim yapacak.
Okula giderken çanta taşımaya gerek yok örneğin, doldur bütün ders kitaplarını bu araca, koy cebine yürü...
Tatile giderken kitap götürmeye de gerek yok, uzan şezlonguna, bas düğmeye, aklına hangi gazete, dergi ya da kitap geldiyse, canın ne okumak çektiyse gelsin karşına...
Gece uyku tutmadı, hırkamı giyip içeriye gideyim de bir kitap seçeyim derdi yok, bas düğmeye, oku sıcak yatağında...
Kindle, insanı "lap-top" bile olsa, okumak için bilgisayara mahkûm olmaktan da kurtarıyor. Yakın bir gelecekte, evde duvarları kaplayan koca bir kitaplık bu aracın içine de sığacak. Şimdi bile mümkün bu. Birkaç saatte bütün bir kütüphaneyi "indirebilirsiniz" bu zamazingoya...
Böylece, Umberto Eco'nun "bilgisayar kitabı ortadan kaldıramaz çünkü kitap insan kolunun ve elinin bir uzantısıdır" şeklinde serdettiği görüşe de uygun. Sen kalkıp "desk-top" başına gideceğine o senin eline geliyor... Masaya ya da sehpaya bağımlı değilsin. Kucak da işgal etmiyor. Eco'nun tanımladığı gibi "neredeyse biyolojik bir araç"... Hem bilgisayar, hem değil... Hem kitap, hem değil...
Elbette bu araçta şimdilik İngilizce kitap, gazete ve dergiler var, ileride her dilde olacak...
Bunun mala davara ve de emekçi halkıma ne faydası vardır?
Yok gibi görünür ama ona çağ atlatacaktır. Birtakım dinozorlar elbette hemen karşı çıkacaklardır ama kimse onları dinlemeyecektir. Bilgisayara da karşı çıkmışlardı, "Remington daktiloya" ve "eser-i cedit kâğıdına" övgüler düzüyorlardı, sonra yazılarını elektronik ortamda yazıp "tıklayarak" göndermeye eşek gibi mecbur kaldılar.
Günün birinde de "kâğıda basılı kitap" ortadan kalkacaktır. Bildiğimiz şekliyle kitap, gene Eco'nun, Fransa'da piyasaya yeni çıkan bir söyleşi kitabında da dile getirdiği gibi "az sayıda nostaljik meraklının müzelerde bulacağı" ender bir eşya olacaktır.
Amerika işte şimdiden bu noktada...
Biz de Kürt sorunuyla uğraşalım.

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
Bugünkü Diğer Yazıları
BİZE ULAŞIN