SAMİ TOSUN

Artık nerenizi, ne kadar açmak isterseniz

Şimdi, efendim, hani televizyonlarda denk geldiğinizde "Acaba bu programı kim seyrediyordur?" diyorsunuz ya, işte o sorunuzun cevabı benim. Yani ne kadar acayip program varsa, o programları bulur, gözlerimi diker, araya reklamlar girene kadar saçma bir ifadeyle izlerim. Sonra bir başka saçma programa sıçrar, aynı saçma ifadeyle izlemeye devam ederim.
Ta evvelki hafta yine böyle bir acayip günde, rahat koltuğuma gömülmüş vaziyette, Samanyolu TV'de Prof. Dr. Eser Karakaş ile kıymetli yazar Mehmet Altan'ın muhabbetini izliyordum. Profesör olan Eser Bey, gayet ciddi bir ifadeyle, "Bir Avusturyalı, ismi Felix, 39 kilometreden, atmosferin en yukarılarından, dünyaya atladı bir elbiseyle..." diye lafa girdi. Mehmet Altan ise "Üç saatte çıktı, beş dakikada indi," diyerek devam etti ve gizemli bir biçimde, "Neden?" diye sordu. Profesör Karakaş, "Yerçekiminden midir, nedir?" diye, zekice bir soruyla karşılık verdi. Mehmet Altan, "Işık hızını aştı," dedi, neden dedi, anlamadım ama parmağını bilgece havaya kaldırarak, "İlk defa oluyor bu," diye ekledi...
Profesör Karakaş "Bir adam elbiseyle ışık hızını aştı," dedi. Mehmet Altan yine bilgece, "Özel bir elbise," diye karşılık verdi. Profesör Karakaş, "Özel ama sonuç olarak bir elbise yani," dedi kendinden emin bir halde. Mehmet Altan bir hamle yaptı konuşmak için, "Işık hızını aşması..." Profesör Karakaş Altan'ın lafını tamamlamasına izin vermedi, "Müthiş bir şey!" diye bizzat tamamladı. Mehmet Altan'ın biraz canı sıkıldı... Profesör Karakaş heyecanla devam etti ama ben artık olaydan ışık hızıyla kopmuştum... Boş boş bakmaya başladım... Acaba UFO'lar var mıydı... UFO style!
Biliyorum, sıkılıyorsunuz ama sizce bu tür programlar hangi motivasyonla yapılır?
Çok önemli bir şeyler konuşuyormuş gibi davranarak, ganyan bayiindeki ayak üstü sohbetleri kıskandıracak işlere nasıl imza atılır? İÇİNDEKİ

FİLOZOF AÇIĞA ÇIKTI
Bakınız kıymetli okur, şimdi size çok önemli bir sır vereceğim: Tabiatta her şey olması gereken yerde durmaktadır.
Şu anda olduğunuz şeyden, durduğunuz yerden memnun değilseniz de, sabredin, hayat sizi o ilahi akışıyla layık olduğunuz yere oturtacaktır. Prof. Dr. Eser Karakaş ve Mehmet Altan da o an o televizyon ekranında olmaları gerektiği için oradırlar işte. Tıpkı 'gangnam style'ın Atilla Taş'ın üzerine 'cuk' diye oturması gibi... Hiç merak etmeyin, bir gün siz de kendinize yakışanı giyeceksiniz...
Bakın, Ivana Sert de bekledi hepimiz gibi.
Hem de meşakkatli bir bekleme... Senelerce 'tanımlanamayan cemiyet cisimleri'ni anlatmak için kullanılan 'ikoncan' lakabıyla anıldı. Ve günün birinde, yine onun gibi tanımlanamayan bir cisimle, Hakan Akkaya ile yan yana gelip bir moda bilirkişisine dönüştü. Şimdi, "Türk kadını vücudunu tanımıyor," diye felsefi genellemeler yapıyor.
Gittiği yerlerde kadınlara vücut yapılarına göre nereyi ne kadar açmaları, nerelerini gizlemeleri gerektiğini anlatıp Türk kadınının giyim tarzında yeni bir dönemi başlattığını öne sürüyor. 'Aç aç' style! "İnsan kıyafetleriyle karşılanır, fikirleriyle uğurlanır," lafını çok seviyormuş Tuğçe Kazaz. O da her zaman stili ve iyi giyinmeyi sevmiş ama kendisini orada tüketmiyormuş.
Gördüğünüz gibi, Tuğçe Hanım da uzun süren bir arayışı dingin bir ruh haliyle neticelendirdi.
İçindeki filozof dışarıya çıktı. "Zen ustalarının, hazretlerin, edebiyatta iz bırakmış isimlerin, hayatın hakkıyla nasıl yaşanması gerektiğini anlatan kitaplarını okuyorum. Bir de hayatımda bana yol gösteren biri var," diyor.
Kimmiş? Bir Tai Chi hocasıymış. İşte olay budur!.. Hakkını yemeyelim, Tuğçe Hanım hep bir kozmik yolculuk halinde oldu.
Zamanında, "Evlendikten sonra din değiştirip Hıristiyan olan Tuğçe Kazaz şimdi de Umreye gidiyor," diye hakkında haberler yapılırken, şimdilerde söyleşilerinde Çin atasözlerini aktarıyor ve kendini gizemli hallere sokuyor. 'Çin Çin' style!
Herkes üzerine yakışanı bir şekilde giyiyor. Neresini ne kadar açması gerekirse...
Mehmet Altan ve Sayın Profesör Karakaş da, size anlamsız gibi gelmesine rağmen, yaptıkları programla zihinlerimizi açıyor. Işık hızıyla zihnimize ışık demetleri yolluyorlar.
Müteşekkiriz...

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN