ALİ GÜLTİKEN

Ülkemin güzel insanları...

Türkiye'nin doğusuna ilk gidişim 1985 yazıydı. Van'da açılan yeni bir otelin davetlisi olarak Beşiktaş ile kamp yapmaya bu güzel şehrimize gittik.
Tüm şehir; öğrencisinden, iş adamına, yaşlısından, gencine kadar yol kenarlarında ellerinde Türk bayrakları ve Beşiktaş bayrakları ile bizleri karşıladılar. Van Havaalanı'ndan otele kadar olan mesafeyi çok uzun bir sürede alabildik. Müthiş bir görüntüydü. Futbol hayatımın en güzel anılarından biriydi. Van'da bulunduğumuz sürede mükemmel bir evsahipliği gösterdiler. Bugün Beşiktaş'ın Van'da birçok taraftarı varsa, bunun en büyük sebeplerinden biri, o tarihteki kamp dönemidir.

HAYRANLIK YARATIYOR
Buna benzer bir Güneydoğu ziyaretini de geçen hafta Mardin'e gerçekleştirdim.
Bu güzel şehrimizdeki Beşiktaşlılar Derneği'nin başkanı ve aynı zamanda futbol okulunun kurucusu olan sevgili kardeşim Kadir (Kerimoğlu) bu seyahate vesile oldu.
Orada bulunduğum süre içinde hem şehri hem de çevresini gezme imkanım oldu; birçok vatandaşımızla da sohbet etme imkanı buldum. Büyük bir hayranlık düşüncesiyle, şehrin büyük üstadı Adnan Avuka'nın Mardin kitabını okuyarak bu dünya incisi şehrimizden ayrıldım. Bu üstadımız; gazeteciliğinin yanında, usta bir fotoğraf sanatçısı... Amerika'dan, Mısır'a, Suriye'den, Türkiye'ye kadar birçok yerde Mardin ve çevresi ile ilgili sergiler açmış ve birçok ödül almış. Kitabı da, bu ödüllerin ne kadar haklı olduğuna adeta şahitlik ediyor.
Mardin'i; tarihi ve kültürel olarak gezerken, bambaşka bir dünyaya gidiyorsunuz.
Avrupa ve dünyanın hiçbir yerinde medeniyet yokken, bu bölgenin yaklaşık 15 bin yıl geriye giden bir tarihi barındırdığına sahit olurken müthiş bir hayranlık duygusuna kapılıyorsunuz. Mardin ve çevresi; tam bir açıkhava müzesi...

FUTBOL VE KÜLTÜR İÇ İÇE
Hasankeyf'inden, Deyrulzafaran'a, Medeniyetler Müzesi'nden birçok kalıntısına kadar gezmekle bitiremeyeceğiniz manzaralara tanıklık ediyorsunuz. İnsanlarını daha yakından tanıyınca da bunların tesadüf olmadığını; içinde birçok kültürü, dini ve yaşam şeklini hoşgörüyle birarada yaşattığına sahit oluyorsunuz. Elbette bizim için hangi mekana girerseniz girin; mutlaka futbolla ilgili bir sohbet vardır. Orada da bu gerçek değişmedi. Hasankeyf Kültür Derneği Başkanı yanınıza gelip Beşiktaş'ı konuşuyor. Deyrulzafaran Süryani Manastırı'nın sorumlusu olan Kerim kardeşimiz aileden sporcu ve Beşiktaşlı... Bu muhteşem kültür mirasını bizlere tanıtırken, bir yandan da Beşiktaş sevgisini ve bizim kuşak sayesinde nasıl Beşiktaşlı olduğunu dile getiriyor. Mardin Müzesi'ni gezerken, yine sorumlu arkadaşımız eserleri ve dönemleri anlatırken, futbol ve tarih sohbeti birbirine geçiyor. Kültür, sanat, insan ve futbol her daima iç içe...

HOŞGÖRÜ, SEVGİ VE İNANÇ
Önümüzdeki dönemlerde, barındırdığı mirası ile Türkiye'nin ve dünyanın parlayan turizm yıldızı olması kaçınılmaz. Çünkü kültür mirasının yanında, müthiş bir insan mozaiğine de sahip... Kürdü, Türk'ü, Süryani'si, Alevi'si, Sünni'si, Arap'ı; yıllardan beri aynı yaşamı ve şartları paylaşırken; hoşgörüyü, sevgiyi ve inancı örnek olacak bir şekilde temsil ediyorlar.
Bu gözlemler sırasında Beşiktaş Mardin Futbol Okulu'nun çalışmalarını da izledim. Harcanan emeği, çabayı ve azmi görünce; futbolcusundan, teknik adamına, ailelerden, bu işin sahibi olan herkese saygı duymamak mümkün değil... Mardin'in merkezi dışından, Mazıdağı, Kızıltepe, Nusaybin, Midyat ve diğer ilçelerinden birçok aile çocuğunu elinden tutup bu okula getirmiş. Çok daha etkileyici olanı; yanıma bir babanın yanıma gelip; "Ben Urfa'nın Ceylanpınar ilçesinden her hafta sonu iki defa oğlumu bu okula getiriyorum" demesi. Ceylanpınar ile Mardin arası 80 kilometre... Başka bir veli Diyarbakır'ın Silvan ilçesinden iki kardeşini getirmiş. Bir diğeri yeğenini, başkası ise torununu... Herkesin ortak düşüncesi var: Çocuklarımızı doğru yetiştirelim. Kötü alışkanlıklar edinmesinler. Sporun disiplini ve ahlaki değerleri ile gelişimlerini devam ettirsinler.

HİÇ AMATÖR TAKIM YOK
Bunları izlerken, bir yandan da yanımızdaki birçok insanla sohbet ediyoruz. Çok çarpıcı hikayeler ortaya çıkıyor. Bir dönem sadece Mardin'in merkezinde 25'e yakın amatör takım varken, bugün bir tane bile yok. Mardin'in profesyonel takımı dışında altyapısında hiçbir yaş grubu faaliyet göstermiyor. Yalnızca ilçelerde bazı amatör takımlar mevcut. Stadyumun dışında da başka futbol oynanabilecek alan kalmamış. O da yalnızca profesyonel takımın kullanımı ile sınırlı. Tüm bunları duydukça, bu işe öncü olan Kadir kardeşimin ve çevresindeki insanların ne kadar önemli bir iş yaptıklarını rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Bunları izlerken de Türkiye'de gerçek açılımın ve değişimin, katılım ve etkileşim ile olabileceğini, bunun için de en mükemmel yolun spor olduğunu canlı örnekleriyle bir defa daha görebiliyorsunuz. Yeter ki bu kardeşlerimiz gibi sizler de yapmak isteyin!

Yasal Uyarı: Yayınlanan köşe yazısı/haberin tüm hakları Turkuvaz Medya Grubu’na aittir. Kaynak gösterilse veya habere aktif link verilse dahi köşe yazısı/haberin tamamı ya da bir bölümü kesinlikle kullanılamaz.
Ayrıntılar için lütfen tıklayın.
BİZE ULAŞIN