NAZLI ILICAK

Şahin'e savunma hakkı

Deniz Feneri dosyasıyla ilgili tartışmalar sürerken bakanlıktan alınması, Mehmet Ali Şahin'in kalbinde bir kırıklık yaratmış olabilir.
Bakmayınız, "Dosya geciktirildi; Şahin, Deniz Feneri'ni örtbas etmeye çalışıyor" iddialarına. Deniz Feneri ile ilgili dosya, Adalet Bakanlığı'nın talep etmesinden 5 ay sonra, ancak 24 Şubat'ta Türkiye'ye geldi. 3 klasörden ve binlerce delilden müteşekkil dosyayı aynı gün, Şahin, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderdi. Savcılık, 3 tercüman tuttu ve aradan 2 ay geçti hâlâ tercüme tamamlanamadı. Bunun sorumluluğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na ait.
Almanya'dan gelen "Adli yardım" talepli bir dosya daha var. 10 gün kadar önce, Cuma günü geldi; Pazar günü bir toplantıda bakan Şahin'e bu konu soruldu. Şahin, iki günlük süre içinde, hafta sonuna da denk geldiği için, doğrulatmaya vakit bulamadığı bir bilgiyi gazetecilere aktardı; "Tercüme edilecek" dedi. Pazartesi günü, bakanlıktaki görevli "Türkçe tercüme dosyanın içinden çıktı" bilgisini verince, Şahin hemen bütün gazeteleri arayarak, sözlerini düzeltti; tercümenin dosyanın içinden çıktığını söyledi.
Maalesef, kasıtlı olarak, dosyalar birbirine karıştırılmak suretiyle, zihinlerde kargaşa ve tereddüt yaratılıyor.
Mehmet Ali Şahin'in muhalefete bir çağrısı var: "Gensoru önergesini soruşturma önergesine çevirin; imza sayısı yetersiz kalırsa AK Partili arkadaşlarımızla noksanı tamamlarız. Benim hakkımdaki suçlamalarınız Meclis'te görüşülsün ki, savunma hakkımı kullanabileyim."
Bakalım CHP, Şahin'e savunma hakkı tanıyacak mı? Yoksa kazanı fokurdatmayı mı tercih edecek?
BİZE ULAŞIN