TURKCELL İMSAKİYE
TURKCELL İLE RAMAZAN
NAZLI ILICAK

Şeffaflığa davet

İstek Vakfı arazisinde çıkan lav silâhları ve mühimmatın sahibinin Türk Silâhlı Kuvvetleri (TSK) olduğu, Makine Kimya Endüstrisi'nin (MKE) raporuyla ortaya çıktı. Org. İlker Başbuğ, açıklamasında, MKE yapımı lav silâhı ve mühimmatın, TSK'ya mı, yoksa Emniyet'e mi ait olduğunun bilinemeyeceğini söylemişti. Çünkü aynı seriden binlercesi üretiliyordu. Ama MKE, kimlere teslim edildiğini tesbit etmiş. Meselâ 7 boş lav silâhından 4'ü TSK'ya, 15 dolu lav silâhından 3'ü ise Jandarma Genel Komutanlığı'na verilmiş. Bunların içinden 5'i, gene MKE yapımı ama seri numarası silindiği için kime ait olduğu bilinemiyor. Buna mukabil, seri numaraları silinmiş 8 dolu lav silâhı ile seri numarasını muhafaza eden 2 dolu lav silâhı, MKE üretimi değil. El bombalarından 4'ü Hava Kuvvetleri Komutanlığı'na, 2'si Jandarma Genel Komutanlığı'na verilmiş; yine kazılarda bulunan 9 sis kutusu Kara Kuvvetleri, Deniz Kuvvetleri, Jandarma Genel Komutanlığı ve Özel Kuvvetler için üretilmiş.
Kısacası, ele geçirilen mühimmat ve silâhın bir bölümü başka ülkelerde üretilmiş. Bir bölümü ise, MKE yapımı olmasına rağmen, seri numaraları silindiğinden kimlere tahsis edildiği bilinemiyor. Ama bilinen her lav silâhı ve mühimmatın ordunun çeşitli birimlerine teslim edildiği, MKE raporuyla sabit hale geldi. Acaba Türk kamuoyunun yeni bir açıklamaya ihtiyacı yok mu? Milli Savunma Bakanı Vecdi Gönül, "MKE ile mahkeme arasında bir mesele söz konusu" diyor. Oysa orduya verilen silâhların nasıl çeteleşen devlet birimlerinin eline geçtiğini açıklaması gerekmez miydi? Bu konuda, TSK bünyesinde bir araştırma yapılıyor mu? Kime verilmiş, nasıl gömülmüş, hangi ilişkiler ağı içinde başkalarının eline geçmiş?
Lütfen biraz şeffaflık!!!
BİZE ULAŞIN