NAZLI ILICAK

Askeri vesayet yokmuş!!!

Nabucco projesinin imza töreni, dün Ankara'da gerçekleşirken, Deniz Baykal da, Türkiye'nin esas sorununun "askeri vesayet" değil, "Tayyip Erdoğan vesayeti" olduğunu söylüyordu. 50 yıldır 3 darbe, bir post-modern darbe, çok sayıda muhtıra, andıç, lahika vs. görmüş ülkemizde, bir siyaset adamının "Sorun askeri vesayet değil" demesini yadırgadım. Baykal'ın gerekçelerinin arasında, temcit pilavı gibi tekrarladığı "dokunulmazlıkların kaldırılması" meselesi de vardı. CHP Genel Başkanı'na göre, Avrupa ülkelerinde Askeri Yargı mevcutmuş ama, milletvekillerinin dokunulmazlığı yokmuş. Her türlü değişimin önünü tıkamak için Baykal, sürekli dokunulmazlık konusuna sığınıyor. Sanki, darbe teşebbüsünde bulunanlardan, ya da "iç düşmanlar" ihdas ederek halka karşı psikolojik harekât yürütenlerden hesap sorulmasıyla, milletvekili dokunulmazlığının bir ilgisi varmış gibi. Avrupa'nın bazı ülkelerinde, sadece, askerlerin hizmet alanı ve görevleriyle ilgili konularda, Askeri Yargı faaliyet gösteriyor. Kaldı ki, bu ülkelerin hemen hemen hiçbirinde darbe teşebbüsüne rastlanmıyor. Yunanistan, İspanya gibi memleketler de, zaten darbecilerini çoktan sivil mahkemelerde yargılayıp, cezalandırdı. Bizde ise asker, daha 2007'de, bir e-muhtıra ile cumhurbaşkanı seçimine müdahale edebildi. Ergenekon operasyonu dolayısıyla ortaya çıkan gömülü silahlar ile Güneydoğu'daki kazılarda ele geçirilen kemik ve kumaş parçaları, ülkemizin yaşadıklarına ve yaşamak üzere olduğu provokasyonlara tanıklık ediyor.
Baykal'a göre, provokasyon yapanlar ve darbeciler, şu anda da adli mahkemelerde yargılanabilir.
Madem öyle, neden, Yargıtay, "görevsizlik" sebebiyle,Van Ağır Ceza Mahkemesi'nin, astsubay Özcan İldeniz ve Ali Kaya hakkında verdiği 39 yıllık mahkumiyet kararını bozdu da, Şemdinli davası Askeri Mahkeme'ye gönderildi? Ve Sarıkız darbe planını hazırlayan askerler ( Aytaç Yalman, Özden Örnek, İbrahim Fırtına) niçin hâlâ yargı önüne çıkamıyor?
BİZE ULAŞIN